“Feminizimde çember, birbirimize verdiğimiz emeği anlatır ve bizim sembolik çemberimiz de hayatları ve özgürlükleri için zorlu bir yolculuk geçiren kızkardeşlerimizi nefretten korumak içindi.”

3 Mart salı günü akşam üzeri yüzlerce kadın, Kamia Anohi (Taviz Yok) adlı ve Atina merkezli feminist kolektifimizin “Sınırlara karşı Feminizm” çağrısıyla Yunan hükümetinin sınır politikalarını protesto etmek üzere Atina’daki Yunan Parlamentosu önünde yolu trafiğe kapatarak eylem düzenledik.

Yunan kadınlarıydık, göçmen kadınlardık, mülteci kadınlardık, farklı dilde konuşan ama aynı dilde dayanışan kadınlardık.

28 Şubat’ta Türkiye’den gelen “Sınırlarımızı gitmek isteyen göçmenlere açıyoruz” açıklamasından sonra Avrupa Birliği’ne giriş kapısı olan Yunanistan sınırlarında yaşanan insanlık dramını dünyanın her yerinden milyonlarla beraber endişeyle takip ediyoruz. Biz kadınlar savaşın, göçün, kapitalist ve ataerkil sistemin bedenlerimizde ve yaşamımızda yarattığı sömürüyü en iyi bilenleriz.

Bir yandan Türkiye ve Yunanistan kara sınırlarının arasında soğukta aç susuz sıkışıp kalan, dahası Yunan sınır askerlerinin “geri püsürtmek” adına yaptığı saldırılara maruz kalan binler, bir yandan plastik botları AB’nin sınır güvenliğini sağlayan FRONTEX’in emri altında batırılmaya çalışılanlar, adlarını bile öğrenemediğimiz hayatını kaybeden çocuklar ve kadınlar, bir yandan da Yunan adalarına vardıklarında toplanan ırkçı ve faşist çetelerin ve bazı göçmen karşıtı ada sakinlerinin sözlü ve fiziksel saldırısına maruz kalanlar. Hepsi bizim insanımız.

Eylem çağrımızda belirttiğimiz gibi: “Faşist çetelere ve katil devletlere karşı tavır alıyoruz. Biz hayatı seçiyoruz. Beraber yaşamayı seçiyoruz. Siz işgalci görüyorsunuz, biz ise pazar paylaşım savaşınızda gözden çıkardığınız hayatlar görüyoruz. Biliyoruz ki bugün göçmenlere ve onlarla dayanışan antifaşistlere saldıranların hayalinde ataerkil sermaye devletleri var ve onların dünyasında bize de yer yok. Bizim bedenlerimiz barikatımızdır ve geçit vermiyoruz.”

Eylemimizde Sintagma Meydanı’ndaki havuza, üstlerinde farklı dillerde “sınırları açın” yazan kağıttan kayıklar bıraktıktan sonra, el ele tutuşarak daire şeklinde bir insan zinciri oluşturduk. Feminist gazeteci arkadaşım Maria Louka’nın yazdığı gibi “Feminizimde çember, birbirimize verdiğimiz emeği anlatır ve bizim sembolik çemberimiz de hayatları ve özgürlükleri için zorlu bir yolculuk geçiren kızkardeşlerimizi nefretten korumak içindi. Ele ele, hiçbirimiz yalnız kalmayalım diye.

Avrupa Birliği binası önünde sonlandırdığımız eylemimizde “Dayanışma kadınların silahıdır. Egemenlerin savaşına karşı savaş”, “Yunanistan, Türkiye ve Makedonya’da kahrolsun faşizm ve ataerki”, “Jin, Jiyan, Azadi” sloganlarımızla biz trans ve natrans kadınlar olarak rengarenktik.

Atina’dan feministler olarak dünyanın bütün kadınlarını sınırlara karşı birlikte olmaya çağırıyoruz. Biz biliyoruz ki göçmen ve Yunan kadınları biz biriz. Irkçılar, problem sizsiniz.

Yaşasın uluslararası kadın dayanışması!

Feminist kolektif “Kamia Anohi”

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.