Karaköy Meydanı

18. Feminist Gece Yürüyüşü onca barikata, yasağa, kapatılan metrolara, polis şiddetine rağmen kadınların azmiyle ve birbirinden aldığı güçle yine şahaneydi. İstiklal Caddesi kapatılınca ters yönden Kemeraltı Caddesi’ni kapatıp Karaköy’e yürüyen on binlerce kadının feminist isyanının sesi hala kulaklarımızda. Basın açıklamasını paylaşıyoruz:

Gücümüz birbirimizden, gücümüz feminizmden!

Heyecanımızla, kahkahamızla, neşemizle, isyanımızla; varlığıyla güç aldığımız dostlarımızla yine buradayız. Sloganlarımızla, şarkılarımızla, rengarenk dövizlerimizle; kol kola, omuz omuza, el ele birlikteyiz.

Her ekranı açtığımızda erkeklerin, patriyarkal unsurların yatak odamızla ilgili fikir beyan etmesinden sıkılmayan kaldı mı? Arzularımızı, hazlarımızı hetero patriyarkal aile dayatmasıyla zapturapt altına almaya çalışanlara; ille de evlenmemiz, ille de çocuk doğurmamız gerektiğini söyleyen erkek- devlete; şiddeti, sömürüyü aşk diye sevgi diye gösteren düzene cevabımız işte doldurduğumuz bu sokaklardır.

İsyanımız; bize ne zaman sokağa çıkacağımızı, ne giymemiz gerektiğini, kiminle nasıl görüşeceğimizi söyleyen; boşanmamızı engellemeye çalışan babalara, abilere, kocalara.

Ne dayak, ne ölüm tehditleri, ne de öldürmeye teşebbüsleri; hiçbiri özgürlük mücadelemizi engelleyemedi, engelleyemeyecek. Hayatımızla ilgili kararlar bizim!

“Aile” dayatmasıyla gözü dönenler, öyle ki “erken evlilik” diyerek çocuk istismarını meşrulaştırma çabasına dahi girebiliyorlar. “Erken evlilik” değil, “çocuk gelin” değil; önü açılmaya çalışılan “çocuk istismarı”dır. Reddediyoruz!

Feminist mücadele ile elde ettiğimiz haklarımız pazarlık konusu olamaz. Tacize ve tecavüze karşı feminist dayanışmayı örgütlüyoruz, suçluyu teşhir ediyoruz!

Nefes alabilmek, mutlu olabilmek, dans etmek istiyoruz. Barış istiyoruz. Savaşı besleyen, hayatlarımızın her alanında erkek şiddetini, sömürüyü ve milliyetçiliği destekleyen patriyarkal sisteme artık “yeter” diyoruz! Savaş ile sınırlar gittikçe daha da ölümcülleşirken göçmenlerin yaşamı devletlerin çıkarları için pazarlık konusu haline getiriliyor. Irkçılık ve ayrımcılık palazlanırken kadın ve lgbti+ göçmenler daha da güvencesiz koşullara, cinsel istismara, şiddete açık yaşam alanlarına itiliyor. Kabul etmiyoruz!

Geçinemiyoruz! Kadınlar toplumun en yoksulları. Olmadığı iddia edilen krizde en yüksek işsizlik oranı genç kadın işsizliği.

Kürtaj hakkımıza ulaşamıyoruz! Güvenli ve ücretsiz kürtaj, devlet hastanelerinde ya yapılmıyor ya da erkekten onay bekleniyor. Kaç haftaya kadar kürtaj yapılabileceği yasada belirtilmesine rağmen, bizim payımıza düşen keyfi uygulamalar oluyor. Hep birlikte haykırıyoruz: Bedenimizle ilgili kararlar bizim!

Patriyarkaya, kapitalizme, erkek şiddetine, ırkçılığa, dini baskılara, transfobiye, homofobiye, sınırlara karşı feminist söz tüm dünyada dalga dalga büyüyor. Türlü feminizmlerimizle, türlü cinsel yönelimlerimizle, türlü kadın varoluşlarımızla, bizlere dayatılan makbul hayatları reddediyoruz, istediğimiz hayatları kurmak için erkek-devlet zulmüne karşı daha fazla feminizm diyoruz. Sarsılmaz gibi görülen onca krallık yok olmuşken, sıradaki büyük isyan patriyarkaya gelsin: Haydi dünyayı yerinden oynatmaya!

Yaşasın feminist mücadelemiz, büyüsün feminist isyanımız.

18. Feminist Gece Yürüyüşü

08.03.2020

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.