Artık 8 Mart’ta bütün dünya #8M etiketiyle birbirine ulaşıyor. Eylemler ulusaşırı hale geliyor. Dünyadaki tüm kadınların tepkisi, talebi, sesi büyüyor…

2010’lu yıllarda birçok ülkede muhafazakarlık ve erkek iktidarlar güç kazanırken, toplumsal hareketler içinde kadınlar hâlâ sokakta mücadele etmeye devam etti. Dünyanın her yerinde kadınlar, sokakları terk etmeyeceklerini gösterdi.

 

2020’ye girerken, 25 Kasım’da Şili’de başlayan #LasTesis performansı her gün başka bir ülkede, şehirde büyük bir coşkuyla devam ediyor. #unvioladorentucamino (Yolundaki Tecavüzcü) performansı binlerce kadının katılımıyla yeniden ve yeniden canlandırılırken, her bir performans canlı olarak sosyal medya kanallarından aktarılıyor. Kadınların video görüntüleri ve fotoğraflarla sergilenen hırsı, öfkesi, tepkilerindeki kararlılık, performansın yaratıcısı grubun adı #LasTesis etiketiyle sosyal medyada tarihe not ediliyor. Dijital aktivizimde hashtag’lerle iletişim, dayanışma, hashtag’lerle dert anlatmak feminist harekette son on yılda güçlü bir mobilizasyon aracı haline geldi.

2010’lara yakından baktığımızda mücadelenin sokaklarda kalmadığına tanık oluyoruz. Dijital alanda onlarca farklı kanal, araç, teknikle tanıştık. Bu dijital kanallar, feminist sözü milyonlara taşıyabilen, sınırları kaldıran etkileme gücüne sahip kanallar oldu.

Birbirini hiç tanımayan kadınlar, kendi deneyimlerini, fikirlerini, iktidara, şiddete, ayrımcılığa, hayatlarının ve kararlarının gasp edilmesine karşı çıkışlarını hashtag’ler aracılığıyla paylaşmaya, güçlenmeye başladı. Hatta bu hashtag’ler ile birbiriyle, birbirlerinin deneyimiyle tanışma hareketi, bir örgütlenmeye dönüştü.

2010’ların sokak aktiviziminin bastırılmaya çalışıldığı, buna karşın dijital aktivizmin yeni hareket alanları açtığı yıllar olduğuna şüphe yok.

Artık 8 Mart’ta bütün dünya #8M etiketiyle birbirine ulaşıyor. Eylemler ulusaşırı hale geliyor. Dünyadaki tüm kadınların tepkisi, talebi, sesi büyüyor…

Bu yazıda, 2010-2020 yılları arasında milyonlarca kadının sınır tanımadan, feminizmin tarihine not düştüğü, hikayelerini ortaklaştırdığı hashtag’lere yer verdik. 2020’de de dijital alanlarımızda buluşmak üzere!

Dünyadan

#GirlsLikeUs (Bizim Gibi Kızlar) Yazar, medya uzmanı feminist Janet Mock tarafından 2012’de başlatılan #girlslikeus hashtag’i, Instagram ve Twitter gibi popüler sosyal medya kanallarında dijital bir platforma dönüştü. Trans kadınların deneyimlerinin paylaşıldığı kampanya platformları, 2012 yılından bu yana trans kadınların buluşma noktası oldu.

#SolidarityIsForWhiteWomen (Dayanışma Beyaz Kadınlar İçin) 12 Ağustos 2013 tarihinde ABD’de Mikki Kendal tarafından başlatılan sosyal medya kampanyası, feminist politikada kesişimsellik tartışmaları ve sosyal medyada sınır tanımaksızın tüm bölgelerden siyah kadınların deneyim paylaşımı için bir platform oluşturmak üzere kurgulandı.

#EffYourBeautyStandard (Güzellik Standardınızı…) Moda ikonu, büyük beden feminist model Tess Holliday tarafından Amerika’da başlatılan #effyourbeautystandard hashtag’i, patriyarkanın oluşturduğu ve beslediği beden ve güzellik imajının yıkılması, kadınların patriyarkanın bedenleri üzerindeki kontrolünü kaldırabilmesi için güçlendirilmesi ve kendi bedenlerini sevmelerini hedefliyor. Bu hashtag’in Instagram’da 270000 takipçisi var ve feminist hareket içinde kitlesel bir mobilizasyon yarattı.

#FreeTheNipple (Memeuçlarına Özgürlük) #freethenipple kampanyası, Lina Esco’nun yönetmenliğini yaptığı, Amerikan medyasında kadın bedenlerinin şiddetten daha çok sansürleniyor oluşuna ilişkin filmle başladı. 2014 yılında başlatılan #freethenipple hashtag’i, hâlâ çok canlı bir mobilizasyon aracı. Sosyal medyada toplumsal cinsiyet yargılarına karşı emziren kadın fotoğrafları, dünyanın her yerinden bu hashtag altında paylaşım konusu yapılıyor.

#MyDressMyChoice (Benim Kıyafetim Benim Seçimim) Kenya‘da Kasım 2014’te bir kadın mini etek giydiği için bir grup erkeğin saldırısına uğradı. Kadına saldıran ve kıyafetlerini parçalayan erkeklerin savunması ise, kadının kendilerini “yoldan çıkarmaya çalıştığı”ydı. Saldırıya uğrayan kadının görüntüleri bir anda sosyal medyaya yayıldı ve olay kısa sürede dünya çapında ses getirdi. Dünya çapındaki bu protesto Twitter’a da yansıdı ve erkeklerin cinsiyetçi savunmalarına karşı milyonlarca kadının isyanının sesi olan #MyDressMyChoice hashtagi gündeme oturdu.

#EverydaySexism (Gündelik Cinsiyetçilik) Nisan 2015’te Laura Bates tarafından bir proje olarak başlatıldı. Proje, kadınların gündelik hayatta karşı karşıya kaldıkları cinsiyetçilik vakalarını internet üzerinden paylaşmalarına olanak tanıyan çevrimiçi bir platform kurmayı amaçlıyordu. Çok sayıda kadının paylaşımı gösterdi ki bir şeyin norm olması, cinsiyetçi bir edim olmadığı anlamına gelmiyor.

#NiUnaMenos (Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz) Arjantin’de 3 Haziran 2015’te, 14 yaşında ve hamile olan Chiara Paz’in sevgilisi tarafından öldürülmesinden sonra başta Buenos Aires olmak üzere büyük kentlerde on binler sokaklara döküldü. Sosyal medya üzerinden de #niunamenos etiketiyle ülkede 30 saatte bir işlenen kadın cinayetlerine “artık yeter” demek için harekete geçildi. #NiUnaMenos, sonrasında hem Arjantin’de hem de çok sayıda Latin Amerika ülkesinde örgütlü bir harekete evrildi. İtalya’da da #NonUnaDiMeno hareketinin oluşmasını tetikledi. #NiUnaMenos, 2011 yılında katledilen aktivist Susana Chávez Castillo’nun “Bir tane daha az, bir tane daha ölü değil,” sözlerine dayanan bir hashtagdı.

#HappyToBleed (Kanamaktan Mutluyum) Hindistan’da Kasım 2015’te bir tapınağa 10 ilâ 50 yaş arasındaki kadınların girişini yasaklanması üzerine, kadınlar #happytobleed (kanamaktan mutluyum) hashtag’iyle bir sosyal medya kampanyası başlattılar. Tapınağın yöneticisi kararı, “Kadınların buraya girebilmeleri ancak ‘temiz’ olduklarını kanıtlayan bir makinenin icadından sonra mümkün olabilir,” diye savunmuştu.

#CzarnyProtest (Siyah Protesto) Polonya’da 2016 yılında kürtaj ve kadınların üreme ve cinsellik haklarına yönelik müdahalelere karşı Facebook’ta başlayan öfke, yüz binlerce Polonyalı tarafından sahiplenildi. Muhalefet grubundan “Razem” (Birlikte) #czarnyprotest (Siyah Protesto) etiketini kullanıma soktu. Kısa zamanda Polonyalıların sosyal medya profilleri siyaha boyandı, binlerce kişi siyah profil fotoğrafları kullanmaya, eylem etiketini de ekleyerek tamamen siyah giyindikleri fotoğrafları paylaşmaya başladı. Çağrı sonucu 3 Ekim’de 100.000 kişi greve gitti. “Czarny Poniedziałek” (Siyah Pazartesi) gerçekleşti.

#MeToo (Ben De) Dünyada en çok duyulan hashtag’lerden biri kuşkusuz #metoo oldu. Amerika’da Tarana Burke, kadınlara karşı cinsel saldırı vakalarının yaygınlaşmasına dikkat çekmek için kampanyayı başlattı. Kadınlar hayatları boyunca maruz kaldıkları cinsel saldırıları, tacizi, şiddet deneyimlerini #metoo hashtag’iyle paylaşmaya başladılar. Twitter, Instagram ve diğer sosyal medya alanlarında hashtag’in büyük ilgi görmesi ve dünyada aynı anda kadınlara karşı cinsel taciz ve saldırıların gündem olması ise, çoğu dünyaca ünlü olan onlarca aktris kadının, ünlü film yapımcısı Harvey Weinstein tarafından maruz bırakıldıkları cinsel tacizi teşhir etmeleriyle oldu. Hollywood’un ünlü yapımcısı Harvey Weinstein’in, yıllarca pozisyonunu ve gücünü kullanarak kadın aktrislere yönelttiği taciz ve saldırılar, #metoo kampanyası ile gün yüzüne çıktı. Angelina Jolie, Gwyneth Paltrow, Nicole Kidman kampanyaya katılanlar arasında. Hashtag kadınlara karşı cinsel taciz, saldırıların konuşulmaya başlanması, deneyim paylaşımı, bu suçların ortak özellikleri, faillere yönelik hukuki ve toplumsal cezasızlık konularının gündem yapıldığı en yaygın hareketlerden biri haline geldi. Bugün hâlâ cinsel taciz ve saldırılara karşı paylaşım, kamusal tartışma ve politikalar, bu hashtag ile anılıyor.

#TimesUp (Zamanınız Doldu) Kadınların özellikle işyerinde maruz kaldıkları ayrımcı politikalar, şiddet, cinsel taciz ve saldırılara karşı mobilizasyon kampanyası olarak başlatıldı. #metoo hareketi sırasında Harvey Weinstein’in cinsel saldırılarını ifşa eden çoğunluğu aktris olan kadınlardan güç alan 300 kadının imzaladığı bir deklarasyon ile, kadınların işyerlerinde güvenli çalışma, ayrımcılığa maruz kalmama haklarına yönelik bir hareket ortaya çıktı.

#Whitewednesdays (Beyaz Çarşambalar) 2017’de İran’daki kadınların iradeleri dışında başörtüsü takma zorunluluğuna karşı başlayan sosyal medya hareketine Suudi Arabistan, Avrupa ve Amerika dahil olmak üzere dünyanın birçok bölgesinden on binlerce kadın beyaz başörtüsünü bir sopanın ucuna takarak çektikleri fotoğraf ve videolarla destek verdi. Kampanyanın beşinci haftasında, İran Cumhurbaşkanı Alinejad’a 200’den fazla İranlı kadınlarla dayanışma videosu gönderildi.

#AbortoLegalYa (Legal Kürtaj Şimdi) Arjantin’de kadınların 2018 yılında başlattığı kampanya ile kürtaj yasağına karşı isyan eden kadınların buluştuğu hashtag, #abortolegalya oldu.

#LasTesis, #UnVioladorEnTuCamino (Yolundaki Tecavüzcü) Kasım-Aralık 2019’da #lastesis feminist kolektifi tarafından ilk kez Şili’de sergilenen #unvioladorentucamino performansı, dünyanın birçok ülkesinde erkek-devlet şiddetine karşı direnişin dansı olarak performe edilerek #lastesis etiketiyle yaygınlaştırıldı. Dünyadaki #UnVioladorEnTuCamino eylemleri haritalandırıldı. 

#FrauenStreik #WomanStrike #HaciaLaHuelgaFeminista (Kadın Grevi) 2016 sonbaharında, Polonya ve Arjantin’deki kadınların sokakları doldurmasıyla başlayan Uluslararası Kadın Grevi / Feminist Grev hareketi, 2017 8 Mart’ında Arjantin ve Polonyalı kadınların çağrısıyla İtalya, İspanya, Brezilya, Peru ve ABD’ye yayıldı. 2018’de ve 2019’da başta İspanya olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde feminist grev örgütlendi. 14 Haziran 2019’da ise, İsviçre’de kadınlar #FrauenStreik hashtag’ini kullanarak eşit ücret talebiyle greve gitti.

#8M hashtag’i, kadın grevleri ile birlikte 8 Mart çağrıları tüm dünyadan kadınların sosyal medya mecralarında buluşma yeri oldu. Milyonlarca kadın, bu hashtag’le 8 Mart’a dair sözlerini, fotoğraf ve videoları ile 8 Mart sokak eylemlerinin canlı yayınlarını paylaştı. 

Türkiye

Türkiye’de her geçen gün daha çok güçlenen dijital aktivizm, daha çok kadınların bedenlerine ve yaşamlarına karşı tehdit oluşturan, siyasi söylemler, yasalar, olaylar sonrasında tepki olarak ortaya çıkıyor. Öne çıkan hashtag’lerin genel olarak içeriği, erkek şiddeti, kadın ve LGBTİ cinayetleri sonrası adalet talebi, öfke ve isyan…

#BenimBedenimBenimKararım Haziran 2012’de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 25 Mayıs 2012 tarihindeki Uluslararası Parlamenterler Konferansı’nda ve ertesi gün AKP Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmalarda kürtajı cinayet olarak gördüğünü söylemesi ve kürtaj yasağının gündeme getirileceğini belirtmesine sosyal medyadan gelen tepkiler, #benimbedenimbenimkararım, #kürtajyasaklanamaz ve #kürtajhaktırkararkadınların hashtag’leriyle ifade edildi.

#BacaklariniTopla #YerimiİsgalEtme 2014 yılında erkeklerin toplu taşımada erkekçe alan işgaline karşı kadınların sosyal medyada dolaşıma soktuğu görseller ile #bacaklarınıtopla kısa sürede sosyal medya kampanyasına dönüştü

#DirenKahkaha 29 Temmuz 2014’te Bülent Arınç’ın, kadınların kahkaha atmasına tüm erkekliğiyle karşı çıkan konuşmasına karşı kadınlar sosyal medyada kahkaha atarken çekilen fotoğraflarını #kahkaha, #direnkahkaha ve #direnkadin hashtag’leriyle paylaştı. Kampanya dünya çapında kadın dayanışmasının göstergesi oldu. Türkiye’den kadınlara, #ResistLaughter ve #ResistWoman hashtag’leri ile destek geldi, hatta Birleşmiş Milletler Kadınlar İyi Niyet Elçisi ve #HeforShe kampanyasının yüzü Emma Watson da kahkaha atarken çektiği bir fotosunu ekleyerek destek verdi.

#SenDeAnlat Özgecan Aslan’ın katledilmesinin ardından kadınlar #sendeanlat hashtag’i altında başlarına gelen taciz hikayelerini paylaştı. Bu kampanyada 1 milyonun üzerinde tweet atıldı. Kadın cinayetlerine karşı başlatılan imza kampanyası ile #ÖzgecanYasası hashtag’i gündem oldu. Bu kampanya yasaların kadın cinayetlerine karşı kadınları korumasına ilişkin harekete geçme çağrısını içeriyordu.

#HandeKadereSesVer Ağustos 2016’da yakılarak katledilen Hande Kader cinayetine isyan, bu hashtag’le trans cinayetlerine karşı kampanyaya dönüştü.

#TecavüzMeşrulaştırılamaz 2016 yılında 15 yaşın altında çocuklara yönelik cinsel istismarın evlilik adı altında meşrulaştırılmasına olanak sağlayan yasa tasarısına milyonlarca kişi karşı çıktı ve #tecavüzmeşrulaştırılamaz hashtag’i günlerce ilk gündem maddesi oldu. Tepkiler sonrası, iktidar partisi teklifi geri çekmek zorunda kaldı. Kadınlar, yasa teklifine karşı, dünyada Polonyalı kadınların isyanı ile birlikte simgesel hale gelmiş olan siyah protestoyu düzenledi.

#ŞuleÇetİçinAdalet Şule Çet, 28 Mayıs 2018’de cinsel saldırıya uğradı ve öldürüldü. Katilleri, Şule’nin intihar ettiğini iddia etti. Yargılama sürecinde, adli tıp ve mahkeme, Şule Çet’in hayatı hakkında cinsiyetçi karar ve tespitlerde bulundu. Kadınlar #şuleçetiçinadalet hashtag’iyle mahkeme sürecini kamusallaştırdı. Şule Çet’in cinayetine ilişkin #ÇağatayAksu ve #BerkAkand’ın yargılandığı davada Çağatay Aksu ‘kasten öldürmek’, ‘cinsel saldırı’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından #müebbet ve 12 yıl 6 ay hapis cezası, Berk Akand ise ‘cinayete yardım’dan 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

#KadınlarBirlikteGüçlü İstanbul’da kadınların, hayatlarını ve kararlarını tehdit eden erkek politikalara karşı birlikte direndiği kampanyanın ana sloganı, hashtag olarak da dolaşımda.

#Ölmekİstemiyorum 23 Ağustos 2019’da, eski kocası tarafından öldürülen Emine Bulut’un öldürülme anındaki video görüntüleri ve “Ölmek istemiyorum,” sözleri, sosyal medyada kadın cinayetlerine karşı isyanın sözü oldu.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.