“İki şeye hakkım olduğuna karar verdim: Özgürlük ve ölüm… Birine sahip olamazsam ötekini isterim. Hiç kimse beni canlı tutsak edemez.”

Harriet Tubman 29 Ocak 1822’de Maryland’da doğar. Annesi aşçılık, babası marangozluk yapan kölelerdir. Çocukluğu ağır şartlarda çalıştırılarak, kırbaçlanmak ve demirle dövülmek dahil, çeşitli eziyetlerle geçer. Çocukken dini anlatılarda kölelerin efendilerine itaat etmeleri gerektiği uyarılarını reddeder, annesinden eski kutsal kitap hikayelerini öğrenir. Kafasına demirle vurulması sonrası geçirdiği nöbetler, gördüğü canlı rüyalar ömrü boyunca özgürlük uğruna yaptığı mücadeleler için esin ve cesaret kaynağı olacaktır.

1844’te özgür bir siyah Amerikalı ile evlenir. Mevcut kurallara göre özgür bir baba ve köle bir anneden doğan çocukların da köle olacağını öğrenince çocuk yapmaktan vazgeçer.

İki şeye hakkım olduğuna karar verdim: Özgürlük ve ölüm… Birine sahip olamazsam ötekini isterim. Hiç kimse beni canlı tutsak edemez,” diyerek köle olarak çalıştırıldığı evden kaçar. 145 km süren kaçış yolculuğunda geceleri ilerler ve 26 gün süren yolculuğunda kaçak köleleri yakalamaya çalışan köle avcılarından da saklanır. Nihayet Pensilvanya’ya vardığı anı şöyle anlatır: “Hattı geçtiğimi fark ettiğim zaman ben ben miyim diye anlamak için ellerime baktım. Her noktasında haleler vardı. Güneş, ağaçların arasında ve ovaların üzerinde altın gibi parlıyordu ve ben kendimi cennette hissediyordum.”

Bu dönemde akrabalarını özgürlüğüne kavuşturmaya çalışan Tubman, bunun için Maryland’e ve Atlantik kıyılarındaki en büyük bağımsız şehir Baltimore’a gidip gelir. On bir yıla yakın süre boyunca on üç kere yaptığı bu seferlerde akrabalarının da içinde bulunduğu yetmiş köleyi özgürlüğüne kavuşturur. Maryland’e yaptığı bu özgürleştirme seferleri, aile üyelerini ve pek çok köleyi böylece özgürlüğüne kavuşturması, Tevrat’taki Yahudilerin Mısır’dan kurtuluşuna benzetilerek Harriet’e Musa lakabı takılır. Kadınların oy hakkının aktif bir savunucusudur, Susan B. Anthony gibi kadınlarla birlikte çalışır.

1861’de Amerikan İç Savaşı patlak verdiğinde, Harriet bunu köleliğin kaldırılması için bir fırsat olarak değerlendirip Birlik yanında saf tutmaya karar verir. Port Royal’de hemşire olarak orduya hizmet eder ve yerel bitkileri kullanarak özellikle dizanteriden muzdarip askerlere ilaç sağlar. Güney Carolina’da 750 kölenin kurtarılmasını ve Güney güçlerinin askeri üslerine hasar verilmesini sağlayan Cobahee Nehri Baskını’nı yönetir.

1911 senesine gelindiğinde Tubnam’ın vücudu çok zayıf ve çelimsiz hale gelir; bu sebeple evde bakılma ihtiyacı doğar. Dönemin New York gazeteleri durumunu “hasta ve beş parasız” ifadeleri ile yazarlar. Ölümü, tutsak yaşamaya tercih eden bu cesur kadın, 10 Mart 1913 tarihinde zatürreden ölür.

Ölümünden sonra Harriet Tubman, ilk ABD başkanı George Washington’un eşi Martha Washington’dan sonra 20 dolarlık banknot üzerinde fotoğrafı bulunan ikinci kadın ve ilk siyahi Amerikalı olacaktır.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.