Alsancak Bornova Sokağı’nda yaşanan sistematik şiddete tepki olarak 21 Temmuz 2022’de İzmir Barosu önünde trans kadınlar ve insan hakları aktivistleri birlikte bir basın açıklaması düzenledi. Esat-Eryaman ve Ülker Sokak olaylarının İzmir Alsancak’taki transfobik saldırılara paralel olduğu hatırlatıldı.

Son dönemlerde trans kadınlara yönelik şiddetle gündeme gelen İzmir Alsancak’ta, Kasım 2021’den beri dozu sürekli artan hak ihlalleri serisi ile karşı karşıyayız.

Geçtiğimiz yıl kasım ayında trans kadınlar iki nefret saldırısına maruz kalırken[1] Berrak isimli trans kadın bu saldırıların birinde katledildi.[2] Ocak 2022’de ise Günay Özyıldız yaşadığı apartmanın önünde öldürüldü.[3] Nefret cinayetinin ertesi günü bir grup Bornova Sokak’taki translara saldırdı, polisler ise trans kadınları gözaltına almak istedi ve saldırganlar serbest bırakıldı.[4] Mayıs 2022 tarihinde, gürültü ihbarı gerekçesi ile sokağı abluka altına alan polis trans kadınlara şiddet uygularken[5] temmuz ayında birçok trans kadın yaşadıkları sokakta işkence ile gözaltına alındı.[6]

Yaşanan sistematik şiddete tepki olarak 21 Temmuz 2022’de İzmir Barosu önünde trans kadınlar ve insan hakları aktivistleri birlikte bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada kolluk kuvvetleri ve sivillerin translara uyguladığı şiddetin politik olduğu vurgulanırken, Esat-Eryaman ve Ülker Sokak olaylarının İzmir Alsancak’taki transfobik saldırılara paralel olduğu da hatırlatıldı:

“İktidarın LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemi ve politikaları, nefret suçlarına yönelik cezasızlık politikası ve her türlü şiddetin açıkça teşvik edilmesinden güç alarak gerçekleştirilen bu sistematik saldırıların transları yaşadıkları, çalıştıkları bu sokaklardan açıkça göçe zorlayarak hiçbir güvenliğin ve insani koşulun olmadığı alanlara sürmek olduğunu, transfobiye eşlik eden ve ‘soylulaştırma ve rant’ politikasının sonucu olduğunu biliyoruz!”[7]

Seks işçileri çalışmasın diye son günlerde sokak ışıklarının dahi kapatıldığını aktaran trans aktivist Yıldız İdil Şen, şiddetin devam ettiğinin altını çiziyor. Sürecin takipçilerinden Avukat Sena Yazıbağlı ise yaşanan sistematik şiddetin detaylı bir aktarımını yaptı:

“Alsancak Bornova Sokağı çok uzun yıllardır, yaklaşık 80’li yıllardan beri yoğun olarak trans kadınların yaşadığı bir bölgedir. Devletlerin gettoları toplumla kaynaştırma politikalarının farklı düzlemlerde uygulanmasının sonucu olarak pek çok ideoloji döneminde Bornova Sokağı polis zoruyla hukuksuz bir şekilde dağıtılmış, Alsancak’ta yaşayan pek çok kadın yoğun olarak İzmir’in Hatay semtine yerleşmiş ve zamanla tekrar Bornova Sokağı’na yönelmiştir. Öyle ki Hortum Süleyman döneminde trans kadın olduğu için apartmanın üçüncü katından atılan ve bir şekilde hayatta kalan trans kadın şu an Bornova Sokağı’nda köpek çobanlığı yapmaktadır.

“Gece geç saatlere kadar çalışma koşulları ve uyanış saatlerinin toplum mühendisliğinin uygun gördüğü saate denk gelmemesi nedeniyle köpeklerini gezdirecek yardımcıya ihtiyaç duymaktalar. Bu işi genelde artık çalışamayacak durumda olan trans kadınlar üstlenmekte. Ne yazık ki huzur evlerinde huzur bulabilecek güvenceleri olmadığı gibi vesikalı çalışamadıkları için genelevlerde çalışmaları ve emekli olabilmeleri mümkün değildir. 80’lerde Hortum Süleyman tarafından apartmandan atılan kadın belinde upuzun bir platinle yaşamakta, mecburen bu işi yapmaktadır.

“Alsancak Bornova Sokağı’nın adı dahi o sokağın tarihini ortaya koyuyor. O sokağın adı Azra Has Sokağı’dır. Adını, o sokakta öldürülen bir trans kadından alır. 80’lerden beri trans kadınların yaşadığı bir sokak, son yıllarda Emniyet Müdürlüğü marifetiyle işkence mahalline dönüştürüldü. Her seferinde kolluk güçleri yeni bir metot uygulayarak oralarda barınma hakkını yeni bir metotla caydırmaya çalıştı. 16 Temmuz gecesi yaşananlar da büyük tablonun bir kesiti. Darp, biber gazı, polis otosunda havasız keyfi olarak bekletme, 100 metre ilerdeki karakola geç götürme, kollukta ters kelepçe bekletme… İşkenceye maruz kalan trans kadınlar 112’yi arayıp Alsancak Polis Karakolunda ters kelepçeli halde bekletildiklerini söyledikten sonra kelepçeleri açıldı.

“Alsancak Azra Has Sokağı ve bölge sokakları uzun süredir kolluk kuvvetinin ablukası altında, keyfi nedenlerle trans kadınların sokağa çıkması dahi engelleniyor. Bakkala gidene, köpeğini gezdirene Kabahatler Kanunu’ndan motorlu taşıtlara, işportacılara kesilen cezalar kesiliyor. Ahlak Şube, Bornova Sokağı ve çevresinin aile muhiti olduğu ve ailelerin trans kadınlardan rahatsız olduğunu iddia ediyor. Senelerdir orada yaşayan kadınları kendi evlerinden kovmaya çalışıyor.

Ne yazık ki trans kadınlar aktivistlerin ve avukatların dayanışmasıyla sokak, alan kavgası verirken İzmir Büyükşehir Belediyesi Bornova Sokağı’nı yayalaştırma projesi kapsamında araç girişine kapattı. Zaten zor şartlarda yaşayan pek çok trans kadın için kolluğun yeni bahanesi bu oldu. Yerel yönetim çalışmaları övülen ana muhalefet partisinin belediyesi popülist bir tavırla, orada yaşayan trans kadınlarla hiçbir şekilde görüşmeden bir soylulaştırma harekâtına girişti. Daha geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediye Başkanı, yayalaştırdıkları sokaklara giderek esnafla fotoğraflar çekildi. Oraya kadar gidip trans kadınlarla görüşmedi bile. Oysa dönemin çok değil, iki yıl önceki ahlak şube müdürü “tüm transları Pınarbaşı’na süreceğiz çünkü burada aile var” dediğinde çıkışımız iki noktada olmuştu: 1) Burada yaşayan aileler yıllardır alanın trans kadınların yaşadığı alan olduğunun farkında değil mi? 2) Pınarbaşı’nda aile yok mu?

“Tüm bunlar bir LGBTİ+ yaşamına tanık olan ‘aile kavramının çöküşünün’ mümkün olduğu senaryoda geçerli tabii. Pınarbaşı bölgesi yoğunluklu olarak sanayi çalışanlarının iş gördüğü yaşam alanlarının olmadığı ıssız yollarla kaplı bölgeler. Bu alanlarla ilgili hâlâ yargılaması devam eden pek çok yağma, öldürmeye teşebbüs dosyalarımız var. Hepsi trans kadınlara ilişkin. Devlet düpedüz diyor ki burada gözümüzün önünde olmayın, güvencesiz alanlarda ne yapıyorsanız yapın, mesela isterseniz ölün.”

* Görsel: 18 Haziran LGBTİ+ Derneği’nin Instagram hesabından alınmıştır.

[1] https://avrupademokrat.com/trans-kadinlarin-katledilmesine-iliskin-dava-goruldu/

[2] https://m.bianet.org/bianet/lgbti/254024-izmir-deki-pes-pese-transfobik-nefret-saldirilarina-tepki

[3] https://m.bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/256361-gunay-ozyildiz-icin-adalet-yasamlarimiz-kiymetlidir

[4]https://www.gazeteduvar.com.tr/polisten-saldiriya-ugrayan-trans-kadinlara-benim-gorevim-seni-korumak-degil-haber-1551012

[5]https://medyascope.tv/2022/05/04/izmir-alsancakta-polisler-yuksek-muzik-sesi-gerekcesiyle-translarin-yasadigi-eve-biber-gazi-sikti-yildiz-idil-sen-cop-ile-darp-edildik/

[6] https://kaosgl.org/haber/izmir-de-polis-ve-bekci-el-ele-trans-kadinlara-iskence-yapiyor

[7] https://kaosgl.org/haber/trans-kadinlara-baskinin-boyutu-acikca-iskenceye-vardi

Bir cevap yazın

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 − five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.