nerden başlamalıyım bilmiyorum şu son 1 yıl o kadar kötüydü ki her şeyden öte ben 1 yıldır çocuklarımı göremiyorum. bunu söylerken bile gözyaşlarıma hakim olamıyorum. o kadar çaresizim ve o kadar zor durumdayım ki. boşandım, evet bu boşanmada kusurlu taraf benim ama bu benim çocuklarıma hasret kalmamı ya da çocuklarımın annesiz kalmasını mı gerektiriyor? ailem destekçim degil. seni kabul ettik elin çocukları için düşman edinemeyiz diyorlar, çocuklar senin değil onların diyorlar. sen hatalısın çocuk mocuk yok unut diyorlar! boşandığım eşim çocuk istersem beni ve kardeşlerimi ölümle tehdit ediyor. aynı tehditlerden dolayı boşanma davasında mal varlığı ve velayet hakkı da talep etmedim. ailemin yanındayım ama evden dışarı çıkmama, telefon vs kullanmama hiç bi şekilde izin vermiyorlar evde hapis bi şekilde yaşıyorum. sürekli hakaretler. 16 yaşında evlendirilmiştim bu yüzden liseyi kendi zorumla açıköğretimden bitirdim. bi mesleğim yok ne yaparım nereye giderim çocuklarım için ne yapmalıyım bilmiyorum, özgüvenim kalmadı. intihar ettim, canımdan vazgeçtim bileklerimi kestim ama olmadı. ne yapacağım ben! sürekli çocuklarımı düşünüyorum, onlar anne hasreti çekiyor ben evlat. nefes alamıyorum. gerçekten soruyorum ne yapacağım ben?

Rumuz: çocuklarına kavuşamayan bir anne

Merhaba çocuklarına kavuşamayan bir anne,

Öncelikle bana yazdığın için sana çok çok teşekkür ederim, zor bir durumda olduğunu fark etmek ve bu kadar kısıtlı imkanların içerisinde bile başka kadınlara ses etmeyi düşünmek ve başarmak, senin aslında ne kadar güçlü bir kadın olduğunu gösteriyor. İyi ki varsın, iyi ki senin gibi ayakta kalmak için sonsuz çabalayan kadınlar var, her birimiz diğerimiz sayesinde varız çünkü.

Çok zor bir süreçten geçmekte olduğun çok açık. Bir sürü önemli sorunu aynı anda çözmeye çalışıyor ve gerekli desteği etrafından göremiyorsun, bu da umutsuzluğa düşürmüş çok doğal olarak. Bunların üstüne bir de kusurlu hissettirilmen tuz biber olmuş. Belki de öncelikle bu “kusur”u düşünmemiz gerek. Gerçekten kusurlu musun acaba? Yoksa kusuru sahiplenen misin? Bazen hepimiz karşılıklı ilişkilerimizde, özellikle karşımızdaki kişinin bizden kuvvetli olduğunu hissettiğimizde suçu kabullenmeye yönelebiliyoruz, düşüp kırılan bir tabağın sebebinin tabağı kıran kişinin dikkatsizliği değil bizim yanlış yerleştirmemiz olduğuna kolaylıkla ikna olabiliyoruz. Acaba üstümüze aldığımız kusur, gerçekten “kusur” mu?

Hadi diyelim “söylenecek bir şey yok besbelli kusur benim” dedin, tabağı kıran sensin, tabak kırıldığında bunu konuştunuz mu? Sen özür dileyip yeni bir tabak almayı önerdin mi? Yoksa karşındaki kişi kırılan tabağın karşılığı olarak ömrünün sonuna kadar maaşının yarısını almaya ve bir daha onun bulunduğu sokağa girmeni yasaklamaya hakkı olduğunu mu söyledi? Ortada bir kusur varsa bile karşılığı kusurla denk olmalı, denk olmazsa, karşındaki kişi kusurun karşısında seni ölçüsüz cezalandırmaya kalkarsa bunun adı şiddet olur. Senin durumunda bu şiddet fiziksel değil psikolojik şiddet olarak gerçekleşmiş, kusur(?)unu bin misliyle ve hırsla ödetmeye çalışarak, “kendi düşen ağlamaz” diyerek seni kabahatli olduğuna inandırarak ve güçsüzleştirerek hem de! Çocuklarını görmek de, ev içindeki emeğinin ve çalışamamış olmanın karşılığı olan nafakanı almak da eski eşinin bir lütfu, bir iyiliği değil, evlilikteki davranışların iyi ise vereceği kötü ise alacağı bir ödül hiç değil, bunlar senin hakkın! Velayet sende olmasa dahi yasal olarak belirtilen sürede çocuklarını görmene hiçbir “kusur” engel olamaz, eğer bu hakkını kullandırmıyorsa hukuken suçlu o olacak, bunun için mutlaka hukukçulardan destek almalı ve şikayetçi olmalısın. Velayet kararına bile itiraz etmen mümkün, özellikle çocukların bakım çağında ise. Bunları yapman sana da kendini iyi, yeterli ve güçlü hissettirecektir, bu da sonrasında çocuklarınla yeni bir evde yeni bir hayata başlamak için gereken enerjiyi sana sağlayacaktır. Yeter ki seni sıkıştırdıkları suçluluktan çık ve dik dur, unutma zaten hakkın olanı istiyorsun.

“Nasıl desteğe ulaşırım?” gerçekten cevaplanması zor bir soru olabilir, hele tarif ettiğin koşullarda. Bazen böyle durumlarda destek umulmadık yerlerden gelebilir, benzer yerlerden geçmiş bir komşu, kuzen, çocukluk arkadaşı… Unutma yalnız değilsin, pek çok kadın benzer yollardan geçiyor, suçluluk denizinde tek başına yüzmeye çalışıyor, pek çok boşanma benzer şekilde çirkinleşiyor, pek çoğumuz böyle zamanlarda kendini yapayalnız, odaları dört duvar hissediyor. Ama her yerdeyiz, yalnız değiliz, yeter ki gözlerimizi önümüze eğmeyelim, göz göze bakmayı bilelim. Elini tutacak bir can yoldaşından daha fazlasına da ihtiyacın olabilir elbette, daha detaylı ve deneyimli yardım için Kadın Dayanışma Vakfı, Mor Çatı ve benzer topluluklara her zaman ve ücretsiz olarak ulaşabilirsin. Kadın davalarını takip eden pek çok avukattan ve baroların ücretsiz yardım bürolarından bilgi ve danışmanlık alabilirsin.

Son olarak bileklerini kestiğini üzülerek okudum, iyi ki başaramamışsın. Çocukların için hayatta kalmalısın demeyeceğim sana, kendin için hayatta kalmalısın, zorbalığın ve şiddetin karşısında yenilmeyeceğini, bunlara rağmen güzel bir hayat kurabileceğini kanıtlamak için hayatta kalmalısın. Biz sana inanıyoruz, senin de kendine inandığını biliyoruz. Baharla birlikte çiçek açmanın vakti artık…

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı

Şiddete maruz kaldığınızda lütfen 155, 183 ve 0212 656 96 96’yı arayınız. Maruz kaldığınız şiddetle ilgili bizimle iletişime geçmek isterseniz 0553 408 19 90 numarasını hafta içi Salı günleri hariç 10.30-16.30 saatleri arasında arayabilirsiniz.

Adres: Katip Mustafa Çelebi Mah. Anadolu Sok. No:23 D:7-8 34433 Beyoğlu / İstanbul

Telefon :(212) 292 52 31-32

Fax: (212) 292 52 33

E-mail: morcati@morcati.org.tr

Web: www.morcati.org.tr

Kadın Dayanışma Vakfı

Adres: Mithatpaşa Cad. No: 10/11 06410 Sıhhiye / Ankara
Telefon: 0312 432 07 82, 0312 430 40 05
E-posta: kadindv@yahoo.com.tr
Facebook: @kadindayanismavakfi
Twitter: @kadin_dv
Web: www.kadindayanismavakfi.org.tr

Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV)

Adres: Kamer Hatun Mh. Hamalbaşı Cd. No:22 D:13 Beyoğlu / İstanbul
Telefon: 0 212 251 58 50
E-posta: info@kadav.org.tr

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.