Bu kadının ölümüne kadar geçen hayatının güllük gülistanlık olduğu mu düşünülüyor?

erkekliginizheryerdesucaortak
7 Kasım 2016 tarihinde haber sitelerinde bir haberle karşılaştık. İmhan Kılıç, eşi Ahmet Kılıç ve kızı Medine Kılıç tarafından yaralı hâlde Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi. Hastanede yaşamını yitiren Kılıç’ın vücudunda kurşun yaraları bulunması üzerine polis, kadının hastane önünde baygınlık geçirip ağlayan eşi ve kızını sorgulamak istedi. 53 yaşındaki Ahmet Kılıç şüpheli davranışları sonrasında gözaltına alındı ve eşi İmhan Kılıç’ı kendisinden boşanmak istediği gerekçesiyle öldürdüğünü itiraf etti.[1]

Haberlerin başlıklarına bakınca kadın cinayetlerini bir biçimde gerekçelendirme gayesi görüyoruz. “Kendisinden boşanmak isteyen eşini öldürdü!”[2] bu başlıklardan biri. İmhan Kılıç eşinden boşanmak istediği için öldürüldü demek sistematik şiddeti gizler. Bu kadının ölümüne kadar geçen hayatının güllük gülistanlık olduğu mu düşünülüyor? İmhan’ın, boşanma isteğini dile getirene kadar o evin içinde kaç kereler günü kurtarmak, kızını korumak için gördüğü psikolojik, ekonomik, fiziksel, cinsel şiddete direndiğini biz biliriz. Deneyimimizden, tarihimizden biliriz.

Haberin detaylarına ve katilin ifadelerine baktığımızda şöyle bir açıklamayla karşılaşıyoruz: “Başka bir kadınla ilişkim vardı. Eşim, bunu öğrenmiş. Ayrılmamı istemişti, ben de ilişkimi bitirdiğimi söyleyip devam ettim. Nikahsız eşim hamile kaldı. İmhan bunu da öğrenip, ayrılmak istediğini söyledi. Aramızda tartışma çıktı, tartışma sırasında odaya girdi, kapıyı kilitledi. Kapıyı açmasını söyledim, beni dinlemedi. Ben de ruhsatsız tabancayı alıp kapıya doğru ateş ettim. Keşke ben ölseydim, çok pişmanım.”[3]

Ahmet Kılıç, ataerkilliğin tüm nüvelerini barındıran bir erkek aslında. Milyonlarcasından sadece biri. Her gün evinde şiddete uğrayan, ölümün eşiğinde yaşayan, kimi zaman çocukları için bu döngüde mücadele eden kimi zaman kendisinin başka bir seçeneği olmayan kadınların kocalarından biri. İmhan Kılıç hayatta olsaydı kocasının yıllardır süren şiddetini, kendisinin bununla nasıl başa çıktığını anlatabilirdi. İmhan Kılıç, belki de şiddete uğrayan diğer kadınlar gibi polise defalarca şikayette bulundu, çevresine durumunu anlattı, kızının zarar görmemesi için çabaladı. Haberlerde İmhan’ın geçmişine dair bir bilgi bulamıyoruz. Çünkü cinayete gelene kadar geçen sürecin önemi vurgulanmıyor. Sonuca bakılıyor, yani cinayete.

Hikayeye, haberlerde yaşını bilmediğimiz İmhan Kılıç’ın kızı Medine Kılıç ekseninden de bakmak, onu da dinlemek gerekir oysa. Bir kız çocuğu, o evin içinde babasıyla yaşadıklarını anlatabilir. Annesiyle ne şekilde günü kurtardıklarını ifade edebilir. Şimdi bu kızın durumundan da haberdar değiliz. Annesi mezarda, babası cezaevinde bir kız ne düşünür, travmalarını ne şekilde atlatır? Annesini korumamış olan devlet, aile, akraba, komşu sarmalında, çok büyük ihtimalle yakın akrabalarından birinin evinde, karanlığın içinde bir başınadır. Fakat medya için bir haber değeri taşımıyor Medine’nin şimdiki mücadelesi. Haber değeri taşıyan şey bir kadının silahla vurulması. Annesinin hikayesini ilk elden anlatabilecek bilinçli taraflı bilgiye değil kocanın pişmanlık dolu cümlelerine şahit oluyoruz.

Hikayenin Ahmet Kılıç tarafından anlatılan kısmına mecbur bırakıldık. Dinlediğimiz şey ise içler acısı. Bir adam kalkmış eşini aldatıyor. Kadın bunu öğreniyor ve bu ilişkiyi sonlandırmasını istiyor. Adam, ilişkiyi bitirmediği gibi diğer kadın da hamile kalıyor. Burada hikayesini önemsediğimiz, şu an hamile olan, bebeğinin babası hapishanede olan başka bir kadın var. O nerede, ne yapıyor, bu çocuğu bir başına mı büyütecek, her şey soru işareti. Onun da sesini duymuyoruz. İmhan bebekten de haberdar olunca tartışma çıkıyor. Koca anlattığına göre eline ruhsatsız silahı alıp kapının ardına saklanan kadına ateş ediyor. Kadın ölüyor. Adam hastanenin önünde, cezaevine götürülürken gözyaşları içinde pişman olduğunu, kasıtlı olmadığını, karısı yerine kendisinin ölmesini yeğlediğini söylüyor. Hikayenin bu kısmı tanıdık. Bu adamların hepsi iyi hal indiriminin ne demek olduğunu biliyor, haberlerden öğrendi çünkü. Hakim karşısına kravatla çıkmanın dahi iyi hâl gerekçesi ilan edildiği bu hukuk sisteminde elbette bu pişmanlık gösterileri işe yarayacak. Belki üç yıl, belki beş yıl yatıp sahte yüzleşmenin getirdiği hiçbir şey öğrenmemişlikle, karısını yanlışlıkla öldürdüğüne kendini ikna ederek bu adam çıkacak ve hayatına kaldığı yerden devam edecek. Bu adamın zihninde canlanan daha az yatma stratejisi; karısına uzunca bir süre bu ilişkiyi sürdürerek psikolojik şiddet uyguladığını, karısını bir odaya kendini kapatmaya muhtaç bırakan şiddetin boyutunu ve geçmişini, eline silah almanın dahi bir şiddet olduğunu, buna şahit olan kızının psikolojisini yerle bir etmenin de bir suç olduğunu içermiyor. İçermiyor çünkü hukuk sistemi de bunlara bakmıyor. Kararlarını bu bakış açısıyla almadığından bu adamın dünyasına giren böyle bir emsal karar yok.

Devlet, aile, hukuk, koca, medya sarmalında bir kadın daha göçtü gitti aramızdan. İmhan’ın kendisini güçsüzleştiren koca bir sisteme karşı her günü yeni baştan farklı bir hayatta kalma stratejisi, direnme biçimiyle geçirdiğini biz kadınlar biliriz. Erkekliğiniz ise ezilenlerin öfkesini bilmez. Kafamızı kuma sokmamız için her türlü gayreti gösteren bu eril dünyada, kadınlar elele vererek başlarımızı kaldırıyoruz, kaldıracağız. Evinde şiddet gören kadın, plazada mobbinge uğrayan kadın, sokakta tacize uğrayan kadın, akademide ayrımcılığa uğrayan kadın, fabrikada sömürülen kadın, savaşta evi başına yıkılan kadın ve dahası omuz omuza direndiğimizde bu düzeni başınıza yıkacağız!

[1] http://www.diken.com.tr/adanada-kadin-cinayeti-bosanmak-isteyen-esini-vurup-hastane-kapisinda-agladi/

[2] http://haber.sol.org.tr/toplum/adanada-kadin-cinayeti-kendisinden-bosanmak-isteyen-esini-oldurdu-174955

[3] http://www.hurriyet.com.tr/esini-oldurdu-keske-ben-olseydim-diye-agladi-40271503

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.