Rosa Manus varlıklı Yahudi ebeveynlerinin yedi çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarından itibaren bağımsızlığın, eğitimin ve ücretli işin özlemini çektiği halde, bulunduğu çevrede hemşire olmasına bile izin verilmedi. Bunun yerine hayırseverliğe başladı ve çeşitli yardım komitelerine katıldı. 1908 Kongresinin ardından Manus, Hollanda Kadınların Oy Hakkı Derneği’nin sekreteri oldu. Uluslararası Kadınların Oy Hakkı İttifakı Kongresi (IWSA) sırasında her ikisiyle de dostluk kurduğu Aletta Jacobs ve Carrie Chapman Catt ile tanıştı. Bundan sonra 1913’te Hollandalı kadınların hayatını anlatan “De Vrouw 1813-1913” sergisinin düzenleyicisi olarak giderek feminist olarak da tanındı.

1915’te Kadınlar Uluslararası Barış ve Özgürlük Ligi (WILPF) tarafından düzenlenen Savaşa Karşı Kadınlar Konferansı’nın düzenlenmesine yardım etti. Kadınlar Kalıcı Barış Komitesi’nin sekreterliğine atandı. Bundan sonra hayatı iki farklı yol izledi; Kadınların oy hakkı ve pasifizm. Her iki yol da politik olarak kadınlardan oluşan geniş bir ağ içinde ömür boyu sürecek arkadaşlıklara sahne oldu. 1935’te, kadın hareketinin bilgi birikimini ve bilimsel çalışmalarını desteklemek için bir merkez olan Uluslararası Kadın Hareketi Arşivleri’nin (IAV) Amsterdam’da kurulmasının arkasındaki itici güç oldu. 2 Temmuz 1940’ta Alman işgaliyle kadınların kültürel mirasının tüm içeriği kaldırıldı. Arşivler savaştan sonra yeniden açıldı ancak Hollandalı bir tarihçi içeriğin bir kısmının Moskova’da olduğunu keşfetti.

Rosa Manus, İkinci Dünya savaşından önce önde gelen feministlerden biri olmasına rağmen, ismi çağdaşlarının birçoğunun gölgesinde kaldı. Almanya’da faşizmin yükselişinin ardından Yahudilerin içinde bulundukları durum açısından birçok feministten daha fazla acı çekti. Sürekli savaş tehdidi nedeniyle Manus’un pasifizm davasına giderek daha fazla dahil olması kaçınılmazdı. 6 Şubat 1932’de Cenevre Silahsızlanma Konferansı’nda sunulan savaş karşıtı sekiz milyon imzanın bir kısmından sorumluydu. Uluslararası Örgütlerin Kadın Silahsızlanma Komitesi’nde aktif görev yaptı. 1936’da (1927’de Nobel Barış Ödülünü alan) Lord Robert Cecil’in asistanı olarak Brüksel’deki Evrensel Barış Mitingi Kongresi’nde öne çıktı. Böylece solcu olarak da öne çıkmış oldu. O günlerde kadın örgütlerinde politika, tarafsız bir izlenim vermekti.

Ne fazla Yahudi ne fazla solcu görünmek istenmiyordu. Bu feministleri, bir yanda Yahudilerin egemen olduğu bir hareket, öbür yanda antisemitist olarak görülme açmazında bırakıyordu. Sonuç olarak hareketin sessizliğine kızarak Hollanda feminizminden geri çekildi.

Manus’un ailesi ve arkadaşları Nazizmden etkileniyorlardı. Ulusal Kadın Mülteciler Komitesi aracılığıyla Alman mülteci akınına yardım etmede aktif görev aldı. Kadın mülteciler için bir merkez kurdu. Uluslararası bağlantıları nedeniyle 1940’ta tutuklandı ve Almanya’ya sınır dışı edildi. Ekim 1941’de Ravensbrück toplama kampına gönderildi. Muhtemelen Bernburg’da gazla öldürüldü. Kesin ölüm tarihi ise bilinmiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.