Kadınların yaşamları ve iç dünyalarını incelikli ve özenli bir biçimde gözlemleyen filmleri ile tanınan Chantal Akerman 6 Haziran 1950’de Brüksel’de dünyaya geldi. Ailesi holokosttan kurtulan Polonyalı Yahudi bir ailedir. Annesi Natalia “Nelly” Akerman yıllarca Auschwitz’te kalmış ve ailesini orada kaybetmiştir. Chantal Akerman ile annesi arasındaki ilişki hep çok yakın olur. Annesi onu genç yaşta evlenmektense kariyer yapması için teşvik eder. Bu yakınlık filmografisinden de takip edilebilir. 1976 yapımı News From Home filminde, dış ses olarak annesinin ona 1971-1973 yılları arasında gönderdiği mektupları okur. 2015 yapımı No Home Movie’de ise anne-kız ilişkisine odaklanır. Yakınlıklarına rağmen annesi ona hiç Auschwitz’de yaşadıklarını anlatmaz. Annesinin, anlatacak bir şey yok diyerek travmayı unutmayı seçtiğini söyler.

15 yaşında Pierrot le Fou (Jean-Luc Godard, 1965) filmini izledikten sonra yönetmen olmaya karar verir ve 18 yaşında Belçika’daki bir film okuluna girer. Okulu ilk döneminde, ilk kısa filmi Saute ma ville’i çekmek için bırakır. Filmin ilk gösterimi 1971 yılında Oberhausen Uluslararası Kısa Film Festivali’nde gerçekleşir. Chantal Akerman aynı yıl birkaç yıl kalacağı New York’a gider. Burada dönemin deneysel sinemacılarının filmlerini izler.

1973’te Belçika’ya döner, 1974 yılında ise Je, Tu, Il, Elle gösterime girer. 1975 yılında ise, feminist sinemanın en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilen Jeanne Dielman, 23 Quai du Commerce, 1080 Bruxelles filmini yapar. Ev içi emeği ve kadınların öznelliğini görünür kılmanın yanı sıra konvansiyonel sinematik zaman ve mekanı bozuma uğratır. Bu film henüz feminist sinema dili tartışmalarının yeni dillendirilmeye başlandığı bir zamanda yapılmıştır. Kendisini ve sinemasını tarif etmek için kullanılabilecek Yahudi, lezbiyen ve feminist ifadelerini, kimliğin sınırlayıcı olduğunu söyleyerek kullanmaktan imtina eder. Özellikle sinema dilinde farklı öznellikleri ifade etmek gerektiğini düşünür ve bunun yollarını arar. Örneğin feminist sinema dili fikrini, kadınların kendilerini ifade ettiği tek bir dil olduğu anlamına geldiğini düşündüğü için reddeder. Gerçekçi temsiller yaratmış, kadınların toplumsal konumlarını, travmalarını, cinselliklerini ve üzerlerindeki baskıları incelemiştir.

Hayatı boyunca sık sık depresyon ile mücadele etmek zorunda kalan Chantal Akerman 2014 yılında annesinin kaybından sonra zorlu bir döneme girer, depresyon nedeniyle hastanede tedavi görür. 5 Ekim 2015’te ise yaşamına son verir.

“Hiçbir yere ait olduğumu hissetmiyorum. Tersine, sadece ayağımın altındaki toprağa ait olduğum hissine sahibim. Hatta zemin dahi sıklıkla bir parça sallantılı.”

https://cmagazine.com/issues/130/every-home-a-heartache-chantal-akerman

https://en.wikipedia.org/wiki/Chantal_Akerman#cite_note-ReferenceB-8

https://chantalakerman.foundation/news-from-home-the-films-of-chantal-akerman/

https://hyperallergic.com/507988/my-mother-laughs-chantal-akerman/

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.