4

28-30 Kasım 2013 tarihinde İstanbul Kadın Müzesi (İKM)’nin “Kadın Kültür Mirası” etkinlikleri çerçevesinde dört ülkeden 18 kadın fotoğrafçıyı biraraya getiren Uluslararası Kadın Fotoğrafçılar Sempozyumu, Türkiye’nin ilk kadın gezi ve savaş fotoğrafçısı Semiha Es (1912-2012) anısına düzenlendi.

Gazze’den Nijerya’ya, İran’dan Bosna’ya, Japonya’dan Peru’ya, Güney Kore’den Uruguay’a kadın sanatçılar birbirleriyle ve dinleyicilerle deneyimlerini paylaştı.

Sempozyumda “Anlamak bir gezidir / Bir başkasının ülkesinde”, “Kadınlar ve gündelik hayat”, “Cinsiyetlendirilmiş bedenler”, “Haber ve belgesel fotoğrafçılığı”, “Kadınlar, savaş ve çatışma”, “Hafıza akışları, kimlik mücadeleleri”, “Değişim için hafıza” gibi başlıklar tartışıldı.

Sempozyumda 21. yüzyılda kadın fotoğrafçıların fotoğraf dünyasındaki yerleri, katkıları ve fotoğrafa hakim bakışın toplumsal cinsiyet perspektifinden nasıl sorgulandığı, kadınların dünyayı nasıl görüp nasıl ifade ettiği, fotoğraftaki hakim bakışı kırıp nasıl alternatifler yarattığı, toplumsal cinsiyet bakışı farkındalığının fotoğraf okumasına nasıl yansıdığı; savaş, kadın bedeni, şiddet, hafıza, belgesel ve sanat fotoğrafı gibi konu başlıklarını içeren paneller ve yuvarlak masa tartışmalarıyla irdelendi.

Kadın fotoğrafçıların fotoğraf dünyasındaki yerleri ve katkılarının ele alındığı sempozyuma; Ami Vitale, Yunghi Kim, Diana Blok, Vera Lentz, Susan Meiselas, Heidi Levine, Mitsu Maeda, Shadi Ghadrian, Lucia Nimcova, Lucy Azubuike, Evgenia Arbugaeva, Tzeli Hadjidimitriu, Eman Mohammed Darkhalil, Fatou Kande Songhar, Lynsey Addario, Nomusa Makhubu, Zanele Muholi olmak üzere farklı ülkelerden 17 kadın fotoğrafçı ile Reuters‘den Ayperi Ecer Karabuda ile MAGNUM-Firecracker’dan Fiona Rogers katıldı.

Türkiye’den Ahu Antmen, Laleper Aytek, Silva Bingaz, Melisa Önel, Sebla Selin Ok, Bikem Ekberzade, Serra Akcan, Gülşin Ketenci, Şenay Öztürk ve Şehlem Sebik’in yer aldığı sempozyumda Feride Çiçekoğlu, Gamze Toksoy, Zeynep Devrim Gürsel, Asena Günal, Ayşe Gül Altınay moderatör olarak görev aldı.

Ayrıca genç kadın fotoğrafçılardan Begüm Koçum, Cemre Yeşil, Dilara Arısoy, Pınar Gediközer, Larissa Araz, Zeynep Kayan, Senem Sinem, Sevim Sancaktar, Gözde Türkkan ve Seza Bali de sempozyum katılımcıları arasında bulunuyordu.

Ahu Antmen ve Laleper Aytek küratörlüğünde sempozyumun paralel etkinliği olarak düzenlenen fotoğraf sergileri 29 Kasım’da Yunanistan Başkonsolosluğu’nun İstiklal Caddesi üzerindeki sergi mekânı Sismanoglo Megaro’da ziyarete açıldı.

Türkiye basınının ilk gezi ve savaş fotoğrafçısı Semiha Es’e armağan olarak düzenlenen “Semiha Es” fotoğraf sergisi, Semiha Es’in Türkiye fotoğraf tarihine olan katkısını; Türkiyeli 26 kadın fotoğrafçının katılımıyla gerçekleşen “İkinci Göz Türkiye’den Kadın Fotoğrafçılar” başlıklı fotoğraf sergisi ise Türkiye’de 1980 sonrasında ciddi bir bilgisel ve sanatsal birikim oluşturan kadın sanatçı potansiyelini görünür kılmayı; günümüze değin yoğun bir üretim içinde olan kadın fotoğrafçıları ve fotoğrafı sanatsal bir ifade biçimi olarak kullanan kadın sanatçıları tanıtmayı; fotografik ifadenin öznelleşmesi sürecindeki katkılarını ortaya koymayı hedefliyordu.

Caz piyanisti ve besteci Ayşe Tütüncü, İstanbul Kadın Müzesi sürekli sergisinin fotoğraf kategorisindeki dört fotoğrafçı anısına, hikayelerinden esinlenerek bestelediği eserini ilk kez “İkinci Göz Türkiye’den Kadın Fotoğrafçılar” sergisinin açılış kokteylinde Sismanoglo Megaro’da çaldı. Müziğin temasını ilk profesyonel Müslüman kadın fotoğrafçı Naciye Hanım (1881-1970), Türkiye’nin ilk profesyonel Ermeni kadın fotoğrafçısı Maryam Şahinyan (1911-1996), Türkiye basınının ilk gezi ve savaş fotoğrafçısı Semiha Es (1912-2012) ve Türkiye basınının ilk profesyonel kadın foto muhabiri ve aynı zamanda ilk profesyonel Rum kadın fotoğrafçı Eleni Küreman (1921-2001) oluşturuyordu.

Fotoğrafçı Laleper Aytek, “Semiha Es’in arşivini güncel sanatçılarla bir araya getirerek adeta bir hayali gerçekleştirdik” diyordu.

Projenin organizasyon komitesinden Doç. Dr. Ayşe Gül Altınay, “İçinde bulunduğumuz şiddetin sonucu olarak kadını hep hayatın mağduru olarak ele alıyoruz ve gösterdiği direngenliği unutuyoruz. Bu nedenle kadınları tarihin ve yaşamın özneleri olarak ele alan projeler çok önemli” dedi.

İstanbul Kadın Müzesi Küratörü Meral Akkentin de dediği gibi, kadın tarihi çabuk unutulan bir şey. İstanbul Kadın Müzesi, etkinlikleriyle bu tarihin kaydını tutmayı, hatırlamayı ve hatırlatmayı hedefliyor.

http://bianet.org/bianet/sanat/151597-kadin-tarihini-unutturmamak-icin-kadin-fotografcilar-bulusuyor

 

 

 

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.