1 Mayıs İçin

Ey işçi…
Bugün hür yaşamak hakkı seninken
Patronlar o hakkı senin almışlar elinden.

Sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin
Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?

Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;
Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd.

Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden.
Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden.

Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün.
Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.

Ey işçi…
Mayıs birde bu birleşme gününde
Bişüphe bugün kalmadı bir mani önünde…

Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;
Yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz.

Patron da fakir işçilerin kadrini bilsin
Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin.

Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi.
Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi.

Herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay
Sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say.

Birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü
Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.

Sayende saadetlere mazhar beşeriyet;
Sen olmasan etmezdi teali medeniyet

Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!
Kuvvettedir hak, hakkını haksızlara anlat.

Yaşar Nezihe Bükülmez, 1 Mayıs işçi bayramının Türkçedeki ilk şiirini kaleme almış, gerçekçi şiirin ilk örneklerini vermiş, devrimci şiirler yazmış direngen ruhlu şairimizdir. Amele Cemiyeti’ne üye olmuş, toplumsal konulara ilişkin düşüncelerini düzyazılarıyla açıklamıştır.

29 Ocak 1882 tarihinde İstanbul Şehremini’de dünyaya gelir. Ailesinin ona Yaşar ismini verme nedeni, kendisinden önce doğan iki kardeşinin de ölmüş olmasıdır. Ailenin Yaşar’dan sonra dünyaya gelen iki çocuğu da ölür. Yaşar ismiyle ailenin tek çocuğu olarak hayatta kalır. Ancak hayatı oldukça zorlu geçecektir. Babası, ailesi ile ilgilenmeyen, kızının anlatımıyla “merhametsiz” biridir.

Annesi Kaya Hanım’ın ismi ise evlendiğinde eşi tarafından beğenilmeyerek “Eda” olarak değiştirilmiştir. Zor ve mutsuz bir hayat geçiren, eşi tarafından sürekli baskılanan Kaya Hanım, Yaşar henüz altı yaşındayken verem ve bakımsızlıktan hayatını kaybeder.

Annesinin kaybıyla birlikte Yaşar’a, babasının “teyze” dediği yaşlı bir kadın bakmaya başlar. Ancak kadın hasta ve yaşlı olduğu için Yaşar ile daha çok komşuları ilgilenir. Teyzesi ona oyalamak için Aslı ile Kerem, Tahir ile Zühre gibi aşk hikayeleri okur. Çocukken dinlediği bu hikayeler, Yaşar’ın şiire yönelmesinde etkili olur. Dinlediği hikayelerin de etkisiyle okumaya karşı güçlü bir istek duyan Yaşar, babasının ilgisiz kalması üzerine kendisi okula giderek kaydolur. Bir süre sonra bunu öğrenen babası, Yaşar’ı okula başladığı için evden kovar. Ve Yaşar okula devam edebilmek için küçük yaşta çalışmaya başlar. Yaşar o günleri şöyle anlatır:

Evimizin yakınındaki dere kenarlarından papatya, ısırgan otu, deve dikeni, ebegümeci tohumları toplayarak aktarlara satıp, kazandığımın kırk parasını mahalle mektebinin hocasına, kırk parasını da kalfaya vererek bir süre okuma isteğimi doyurmak için çabaladım. Fakat bu şekilde ancak bir yıl mahalle mektebine devam edebildim. Aldığım eğitim bu kadardır. Yaşamım süresince geçimimi sağlamamda büyük ölçüde yardımcı olacak dikiş, nakış bilgisini de yine bu dönemde komşu kızlarından edindim. Edebiyatı, aruzla şiir yazmayı da kendi kendime öğrendim.

İlk şiirlerini Malumat ve Terakki ile Nazikter dergilerinde Mazlume, Mehcure veya Mahmure takma adlarıyla yayınlar. Hanımlara Mahsus Gazete’nin daimi yazarı olur. Sabah, Menekşe, Kadın Yolu ve Kadınlar Dünyası gibi dergilerde de yıllarca şiirleri yayınlanır. 1923 yılı Mayıs ayında “Bir Mayıs” adlı şiirini yazar. Aydınlık dergisinde yayınlanır. “Gül ruhlarını gonca-i zibaya değişmem”, “Bir perinin aşkına düştüm çok efgan eyledim”, “Felaket dîdeler hem meysiz hem meyhanesiz olmaz” gibi gazelleri de içeren 250 şiiri şarkı olarak bestelenmiştir.

Bir Alman olan Prof. Dr. Martin Hartmann, 1919 yılında Berlin’de yayımlanan, Dichter Der Neuen Türkei (Yeni Türkiye’nin Şairleri) adlı antolojisinin 81-83. sayfalarını Yaşar Nezihe’ye ayırmıştır. Bizim edebiyat tarihçilerimizin ise o ana kadar, bir kadın şair olarak Yaşar Nezihe hakkında bilgileri yoktur. Hatta o kadar yoktur ki henüz hayattayken onun ölüm tarihini 1935 olarak göstermişlerdir.

Martin Hartmann, Dichter der Neuen Turkei isimli antolojisinde yer verdiği Yaşar Nezihe’nin eğitim yönünden zayıf kalmasını yerlilik açısından olumlu bir yön olarak değerlendirir. “Şaire, devrinin edebiyatının daha çocukluğunda düzenli eğitim görerek yetişen ve maalesef eserleri millî sayılamayacak önde gelen kadın edebiyatçılardan değildir. O, hemcinslerinden farklı bir halk çocuğudur. Arapça, Farsça unsurlarla zorluk içinde ilgilenebilmiştir; fakat bu durum onun şiirlerinde pek çok şahsi özelliğin teşekkülüne yol açmıştır. Ben onu bu yönünden dolayı bazı meşhur şairlerden daha yüksek bir yere yerleştiriyorum.”

Evliliklerinden duyduğu üzüntü, kaybettiği çocuklarının yası ve geçim sıkıntısı şiirlerinde ağırlıklı bir yere sahiptir. Yaşar Nezihe, ayrılıkla neticelenen ilk evliliğinin ardından Mühendis Fevzi Bey’le evlenir. Asıl hayatını bağladığı ve darbesi ile yıkıldığı bu ikinci eş ile beş buçuk sene birlikte kalır. Bu evlilikten Sedad, Suad ve Vedâd isimli üç oğlu olur. Fevzi Bey, hovardalık yönü ağır basan, iş icabı yaptığı seyahatlerde bu zaafını gerçekleştirme imkânı bulan biridir. Bir süre sonra âşık olduğu birinin peşine takılarak eşini ve çocuklarını yüzüstü bırakıp gider. Sedad ve Suad açlıktan ölürler. Eşinin yaptığı ihanet ve sorumsuzluğu Yaşar Nezihe affetmez.

Evliliklerinden önce nişanlanıp ayrıldığı, değiştiğini düşünüp evlendiği Yusuf Niyazi isimli muharrirle evliliği sadece elli gün sürer. Çok kısa süren bu üçüncü evlilik, Yaşar Nezihe’nin yaptığı en sağlıklı evlilik gibi görünmektedir. Boşandıktan sonra kırk yılı aşkın bir süre mektuplaşırlar. Bunun ardından Yaşar erkeklere ilişkin düşüncelerini kaleme aldığı şiir ile anlatır:

“Zehirli güllere benzer bu zalim erkekler
Zehirleriyle fenaya bizi sürüklerler
Temas etmeyelim o zehirli güllere biz
Fakat bu defa emin ol, fena zehirleniriz

Açlık, sıkıntı ve mahrumiyetle dolu savaş yıllarından sonra Cumhuriyet’in ilk yıllarında Yaşar Nezihe’nin nasıl geçindiğini, bizzat el yazısı ile yazıp Taha Toros’a teslim ettiği tercüme-i hâlinden öğreniyoruz: “On yedi sene Esirgeme Derneğine daha sonraki yıllarda, Kızılay’a iş işledim. Şark Eşya Pazarı’nda dikişçilik yaptım. Darphane’de İstiklâl madalyalarının kurdelelerini diktim”. Daha sonra Mısırlı Prenses Tevfika Hanım’dan beş sene boyunca ayda beş lira aylık alır. 1912 yılında ölen babasından 42,5 kuruşluk maaşla geçinemeyen şaire, bu miktarı protesto etmek için gazetelere bir mektup yollar.

“İlk kadın işçi şair”, “İlk sosyalist kadın şair” şeklinde isimlendirmeler, Yaşar Nezihe’nin bugüne kadar ulaşan ve onu popüler kılan bir yönü olmuştur. İlk olmanın anılmayı mecburi kılan yanı, şairenin Türkiye ve sosyalizm konulu araştırmaların çoğunda yer almasını sağlar. Bu çalışmalarda yer almasını sağlayan sebep ise sosyalist içerikli olduğu ileri sürülmüş dört şiiri ve komünizm suçlaması ile tutuklanmasıdır.

Yaşar, 1913 yılında ilk şiir kitabı Bir Deste Menekşe’yi yayınlar ve Kadınlar Dünyası dergisinde düzenli olarak yazmaya başlar. Kadınlar Dünyası’nda yayınlanan bir makalesinde Anadolu kadınının sorunlarına ve mevcut durumuna işaret eder:

“Eskiden kadın deyince eve ve mutfağa esir bir mahluk akla gelirken, bugün kadınların milli gelişimin en önemli göstergesi olduğu anlaşılmıştır. Niçin biz kendimiz için çalışırken Anadolu kadını için de çalışmıyoruz? (…) Onlar erkeğin esiri, tarlanın esiri, her işin esiridirler…

Çıktığı dönemde Osmanlı kadınları için önemli bir atılım sayılan dergi, Müslüman kadınların peçesiz fotoğrafını ilk kez neşreden yayın olur. Bu fotoğraflar arasında Yaşar da yerini alır. Bu dönemde Yaşar, şiire ek olarak makaleler de yazmaya başlar.

1923 yılında Mürettipler Cemiyeti ile gazete sahipleri arasında bir anlaşmazlık çıkar ve greve gidilir. Basın dünyasında hiç görülmemiş yeni bir olay olan bu grevin sebebi, çalışma saatlerindeki anlaşmazlıktır. Bu greve destek vermek üzere Aydınlık şairlerinden olan Yaşar Nezihe, “Gazete Sahiplerine” isimli bir şiir yazar. 18 Eylül 1923 tarihli Haber’de çıkan bu şiirde haksızlığa uğrayan işçiler savunulmaktadır.

“Onlardır eden zevkini, eğlenceni temin
Onlar çalışır etmek için hep seni zengin
Kurşundan hurûfât o hayatı kemirirken
Her gün bir parça solarken ve erirken

Aydınlık’ta şiir yazması, Amele Cemiyeti’ne üye olması ve grevlere destek vermesi yüzünden 3 Haziran 1341 (1925) günü komünistlik suçlaması ile gözaltına alınır. On iki kişinin tutuklandığını belirten haber Cumhuriyet’te “Mevkuf Komunistler” başlığı altında çıkar. Tutuklular arasında Aydınlık’ın sahibi Sadrettin Celâl de vardır. Haberde Nezihe Bükülmez’in rahatsız olduğu ve tedavisinin yapıldığı bilgisi de yer almaktadır.

Üç oğlundan ikisini yitirince kendisini hayatta kalan tek oğluna adar…

Yaşar Nezihe 1934 yılında çıkan Soyadı Kanunu’ndan sonra “Bükülmez” soyadını alır. “Bakıp da soyadıma sanma bükülmüyorum / Felek cefâlarıyla, gençken büktü belimi”.

Gözaltından serbest bırakıldıktan sonra eski sıklıkla yazmaz artık Yaşar. Üstelik emeklerle büyüttüğü oğlu Vedad ile ciddi sorunlar yaşar, hatta bazı kaynaklara göre ondan şiddet görür.

Yaşar Nezihe’nin mücadele ve hüzün ile dolu hayatı 6 Kasım 1971’de sonlanır. Tüm zorluklara, çetin yaşam koşullarına rağmen, şiirini bir hayatta kalma, direniş ve mücadele odağı kılan bu değerli şairimizi saygıyla anıyoruz.

Eserleri:

Bir Deste Menekşe (Şiirler), Marifet Kütüphanesi, İstanbul, 1913.

Feryatlarım (Şiirler), 1924, Vatan Matbaası, İstanbul, 1924.

https://vimeo.com/10491003

“Mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmaz” isimli şiirinin bestelenmiş icrası.

 

Kaynaklar:

http://gazetekarinca.com/2018/05/1-mayisin-turkcedeki-ilk-siirini-yazan-caginin-direngen-ruhu-yasar-nezihe/

https://www.insanokur.org/kadin-sairimiz-yasar-nezihe-bukulmez-in-hayati/

http://www.tekedergisi.com/Makaleler/740142223_6k%c4%b1r%c4%b1lm%c4%b1%c5%9f.pdf

http://www.istanbulkadinmuzesi.org/yasar-nezihe

https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2019/05/01/ilk-turkce-1-mayis-siiri-ve-proleter-saire-yasar-nezihe/

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.