Virginia Bolten bir Alman sokak satıcısının kızıydı. Araştırmacı Placido Grela’ya göre Uruguay’da, San Luis’de, bazılarına göre San Juan’da 26 Aralık 1876’da doğdu ve Arjantin’de Rosario’ya taşındı.

Rosario, endüstrinin yoğunluğu ve ülkenin geri kalanı üzerindeki politik etkisinden dolayı “Arjantin’in Barselonası” olarak biliniyordu. İşçiler için ayakkabı üretiminde ve daha sonra çoğu göçmen ve kadın olan binlerce işçinin çalıştığı dev şeker fabrikası Refineria’da çalıştı. Bir ayakkabı işçileri sendikasının örgütleyicisi ve Uruguaylı olan Marquez ile evlendi.

1888’de fırıncılık işçilerinin gazetesi, Rosario’dan El Obrero Panadero, Arjantin’de anarşizmin ilk seslerinden biri haline geldi ve birçok fırın işçisi anarşist fikirlere yöneldi. 1890’da 1 Mayıs Günü gösterilerini organize etmede kilit rol oynadı. 1889’da, Arjantin’de kadın işçilerin ilk grevi olduğuna inanılan Rosario’daki terzi grevinin örgütlenmesine yardım etti.

Fransızca, İtalyanca, İspanyolca veya Almanca konuşan anarşistler ve sosyalistler, Bastille Café’de buluşmaya başlamışlardı. Burası 1 Mayıs Günü kutlama planlarının hazırlandığı yerlerden biriydi. Virginia bu kafeye sık sık gelirdi.

Gösteriden önceki gün Virginia, Refineria dışına broşür dağıttığı için polis tarafından gözaltına alındı. 1 Mayıs’ta Montevideo’nun ana meydanında, Plaza Lopez’e ilerleyen binlerce işçinin en başındaydı. Siyah harflerle “Primero de Mayo – Fraternidad Universal” (“1 Mayıs – Evrensel Kardeşlik”) yazan büyük bir kırmızı bayrak taşıdı. Plaza Lopez’de ateşli konuşması ile kalabalığa hitap etti. Arjantin’de bir işçi mitingine hitap eden ilk kadın olarak kabul edildi ve o sırada yirmi yaşında idi. Dünyanın ilk açıkça anarşist-feminist grubu, Arjantin’deki gelişen on dokuzuncu yüzyıl Anarşist hareketinin bir parçası olarak kuruldu. İlk anarko-feminist gazetesi La Voz de la Mujer‘i (Kadının Sesi) üretti. La Voz de la Mujer, 8 Ocak 1896’da yayınlandı ve neredeyse bir yıl sonra sona erdi. Buenos Aires’te sadece dokuz sayı yayınlandı.

Casa de Pueblo’nun (Halkın Evi) diğer anarşistlerle kurulmasına aktif olarak katıldı. Burası, birçok konferans, tartışma, şiir okumaları ve tiyatro eserleri içeren siyasi, sosyal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yaptı; orkestrası ve 380 kitaplık bir kütüphanesi vardı. Açılışta konuşmacılardan biriydi. 20 Ekim 1901’de, grev sırasında Anarşist propagandayı dağıttığı için tutuklandı. O yıl Lopez ve Teresa Deloso gibi diğer anarşist militanlarla anarşist bir kadın grubu kurulmasına yardım etti.

1907’de Centro Femenino Anarquista (Anarşist Kadın Merkezi)’nin kurucularından ve bu sayede kiracı grevinin başlıca organizatörlerinden biriydi. Bu grev sırasındaki konuşmasının ardından, Virginia Bolten, hükümete siyasi örgütlerde aktif göçmenleri sınır dışı etme yetkisi veren İkamet Yasası uyarınca sınır dışı edildi. Bu şekilde sınır dışı edildiği bilinen tek kadındı. Bolten’in sürüldüğü Montevideo’da bir başka La Voz de la Mujer yayımlandı. La Voz de la Mujer kadınlar tarafından kadınlar için yazılmış bir bildiriydi. Güney Amerika’nın emek hareketi içinde açıkça feminist bir akımın bağımsız bir ifadesiydi ve feminist fikirlerin devrimci işçi sınıfı ile kaynaşmasının ilk örneklerinden biriydi. Emma Goldman, Louise Michel ve Voltairine de Cleyre‘in dahil olduğu bu akım; ekonomik, sosyal sınıflar ve hiyerarşilere karşı mücadelenin bir parçası olarak ataerkilliğe karşı mücadeleyi de yerleştiren bir işçi sınıfı hareketi olarak kalmasıyla ana akım feminizmden farklıydı. Eğitimli orta sınıf kadınlara odaklanmamıştı.

La Voz de la Mujer Latin Amerika’nın bütününde kadınlar için kadınlar tarafından düzenlenen ilk yayındı ve sınıfın anarşist fikirlerini kadınların kurtuluşu ile birleştirmişti. Virginia’nın ayakkabı ve şeker endüstrisindeki yoldaşları tarafından desteklendi. İspanyol anarşistlerinden kadınların kurtuluşuyla ilgili birçok makale yayınladı. Katkıda bulunanlar arasında büyük anarşist örgütleyici Teresa Claramunt, Soledad Gustavo, Emma Goldman ve Louise Michel de vardı. La Voz de la Mujer, kadın özgürlüğünün inkar edildiği erkek anarşist saflarındaki ikiyüzlülüğe karşı bir araya geldi: “Bizler gibi değersiz ve cahil kadınlar inisiyatif aldık ve La Voz de la Mujer‘i yayınladık. Modern haydutlar, eski mekanik felsefenizle inisiyatifimize nasıl cevap verirsiniz,” diye seslendi.

Aynı yıl, Montevideo’daki evi, Arjantin’den sürülen anarşist sürgünler için operasyonel bir üs haline geldi. İspanyol anarşist eğitimci Francisco Ferrer’in yargılanması ve idam edilmesiyle ilgili uluslararası eyleme katıldı. Ferrer’in 13 Ekim’de Barselona’da idam edildiği saatte, Montevideo’nun ana meydanında işçi örgütleri, anarşistler, sosyalistler ve liberallerin düzenlediği on binden fazla insanın katıldığı büyük bir gösteri yapıldı.

Virginia Bolten, 1960’ta ölene dek Montevideo’daki işçi sınıfı Manga bölgesinde yaşamaya devam etti ve anarşist fikirlere bağlı kaldı.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.