15 Şubat 1820’de yedi çocuğun ikincisi olarak Massachusetts’te doğar. ABD’de kadınlara oy hakkı tanınması için verilen mücadelenin ilk öncülerindendir.

Pamuklu dokuma imalatçısı olan babası Daniel Anthony, köleliğin kaldırılması akımının destekçilerinden olan Quaker mezhebindendir. Susan Anthony, bağımsızlık havasının egemen olduğu ve ahlaki değerlere bağlı bir evde büyür. Bir Quaker’ın herkesin Tanrı’nın egemenliği altında eşit olduğuna inanmasından ilham alır. Bu fikir onu hayatı boyunca yönlendirir. Birçoğu adalet ve kölelerin kurtuluşu için eylemci olan yedi erkek ve kız kardeşi vardır.

1826’da ailesinin New York eyaletindeki Batensville’e taşınmasından sonra önce bir semt okuluna, sonra babasının kurduğu bir okula, sonra da bir yatılı okula gider.

İlk toplumsal mücadelesine içkiyle savaş yanlısı olarak başlar. Bu hareket içinde kadınlara tanınan rolün ne kadar sınırlı olduğunu görünce, kendi türündeki ilk örgütlerden bir olan New York Eyaleti İçkiyle Savaş Kadın Derneği’nin kurucuları arasında yer alır.

1840’larda köleliğin kaldırılması hareketinde deneyim kazanan kadınlar, kadın hareketinin liderleri olurlar. O dönemde kocalar mali durumları, mülkleri ve çocukları kontrol ediyorlardı. Kadınların oy kullanma hakları da yoktu. 1848’de bir grup kadın New York’da Seneca Falls adıyla anılan bir toplantı düzenlerler. Daha sonraları oy hakkı hareketini başlatan toplantı olarak değerlendirilecek olan bu toplantıda Elizabeth Cady Stanton tarafından kaleme alınan Duygular Bildirgesi açıklanır; tüm kadınlar ve erkeklerin eşit yaratıldığı ifade edilir. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk Kadın Hakları Sözleşmesidir ve Suffrage hareketini başlatır. Annesi ve kız kardeşinin katıldığı bu toplantıya Anthony katılmamıştır.

1851’de Anthony, Elizabeth Cady Stanton ile tanışır. Bu iki kadın bundan sonra iyi arkadaş olacak ve 50 yıl boyunca kadın hakları için birlikte mücadele edeceklerdir.

1853’te Anthony, New York eyaletinde kadınların mülkiyet hakları için kampanyalara başlar, toplantılarda konuşur, dilekçeler için imza toplar ve 1860 yılında, büyük ölçüde çabalarının bir sonucu olarak, New York Eyaleti Evli Kadınlar Mülkiyet Yasası, evli kadınların mülk sahibi olmalarına, kendi ücretlerini korumalarına ve çocuklarının velayetine sahip olmalarına izin verecek biçimde yasalaşır. Anthony ve Elizabeth Cady Stanton, New York’ta daha liberal boşanma yasaları için kampanya yürütürler. Eşitsizliğe tahammülü olmayan Anthony, köleliğin kaldırılması için Kölelikle Savaşım Derneği’nde verdiği mücadeleler esnasında fiziksel müdahalelerle de karşılaşır, kendi kuklasının yapılıp sokaklar boyunca yerlerde sürüklenmesine kadar çeşitli hakaretlere maruz kalır. Anthony ve Stanton, 1863’te Women’s National Loyal League’i kurup, siyahların ve kadınların tam vatandaşlık ve oy kullanma hakları için seslerini duyurmaya çalışırlar. 1866’da ise amacı “ırk, renk veya cinsiyete bakılmaksızın tüm Amerikan vatandaşlarına, özellikle oy hakkı, eşit haklar sağlamak” olan Amerikan Eşit Haklar Derneği’ni kurarlar.

Anthony 1868’de, feminist çizgideki kendi gazetesini yayınlamaya başlar. Devrim (the Revolution) gazetesinde, kadınlar için günde sekiz saatlik iş gününü ve eşit işe eşit ücreti savunur. Bununla birlikte, erkeklerin sendikalarından dışlanan, yayıncılık ve dikiş dikme alanlarında çalışan kadınlarla (bu alanları, kadınların o dönem işgücünü ortaya koyabildikleri en belirgin alanlar olarak kabul edebiliriz) Emekçi Kadınlar Birliği’ni (Workingwomen’s Association) kurup, başkanlığına seçilir. 1869’da Anthony, gayri meşru çocuğunu öldürmekle suçlanan zavallı çalışan bir kadın olan Hester Vaughn’in davasını soruşturması için New York’taki Kadınlar Derneği’ni ikna eder. Vaughn affedilir ve Anthony davayı kadın ve erkeklerden beklenen farklı ahlaki standartları ve adil yargılanmalarını sağlamak için kadın jüri üyelerine duyulan ihtiyacı belirtmek için kullanır.

Kadın giyimi üzerindeki kısıtlamaları protesto etmek için bir süre kısa etek altına bol pantolon giyerek dolaşır.

1872’de Anthony, Rochester’de oy verme suçundan tutuklanır. Savunma; “Bu hususta aslında duruşması yapılanın Amerika Birleşik Devletleri olduğu, zira anayasadaki 14. yasa değişikliğinin, ABD’de doğan herkesin vatandaş olduğunu ve vatandaşlık haklarından mahrum bırakılamayacağını öngördüğü, dolayısıyla Anthony’e de oy kullanma hakkı tanıdığı” üzerine yapılır. Anthony, hapis cezasına değil, para cezasına çarptırılır, ancak o parayı hiç ödemez. Parayı ödemek yerine, mahkemede kadınların oy verme hakkına ilişkin bir konuşma yapar.

Yakın arkadaşları Stanton ve Matilda Joslyn Gage ile birlikte, The History of Woman Suffrage (1881-1902; 4 cilt, Kadınlara Oy Hakkının Tarihi) adlı kitabı derleyerek yayımlanır. 1888’de Uluslararası Kadınlar Konseyi’ni,1904’de ise Uluslararası Kadınlara Oy Hakkı Birliği’ni kurar.

Anthony, Washington DC’de oy hakkı duruşmalarına katılır, 86. doğum günü kutlamasında “Başarısızlık İmkansız” konuşmasını yapar.

13 Mart 1906’da Madison Street’teki evinde öldüğünde 1920 yılında Amerika hükümeti tarafından tüm kadınlara verilen hakların yayınlanmasına daha 14 yıl vardır. Yasadaki bu 19. madde değişikliği kendi adıyla anılacaktır.

Hayatı kadın hakları mücadelesiyle geçen Anthony’nin resmi 1979 yılında 1 dolar üzerine basılır.

Kaynaklar

www.susanbanthonyhouse.org

https://tr.wikipedia.org/wiki/Susan_B._Anthony

https://www.womenshistory.org/education-resources/biographies/susan-b-anthony

https://www.biography.com/activist/susan-b-anthony

https://www.britannica.com/biography/Susan-B-Anthony

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.