15_aralik_avcilar2 Aralık 2008 tarihinde, Avcılar’da, bir kadın çalıştığı yerden polis üniforması giyen erkekler tarafından saçlarından yerlerde sürüklene sürüklene, insanların gözü önünde bir araca bindirilerek kaçırıldı. Televizyon kanalları bu kaçırma olayının görüntülerini yayınladı. Görüntüler dolayısıyla, susmayıp bağıran kadının şiddete maruz kalan yüzü ve vücudunun yanısıra müdahale etmeden seyreden erkeklere de bütün izleyenler tanıklık etti.

Feminist kadınlar, 14 Aralık 2004 tarihinde Avcılar’da bu durumu protesto etmek için yürüyüş yaptılar ve bildiri dağıttılar. “Öfkeliyiz, tesadüf değil erkek şiddeti!” pankartı taşıyan feminist kadınlar, yürüyüş boyunca “Bağır herkes duysun erkek şiddeti son bulsun”, “Jin jiyan azadi”, “Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz bizimdir” sloganları attılar.

Feministlerin basın açıklaması olarak da okuduğu bildiri metni ise şöyleydi:

“Öfkeliyiz, Tesadüf Değil Erkek Şiddeti…
Burada Avcılar’da, A.C. çalıştığı yerden polis üniforması giyen erkekler tarafından saçlarından yerlerde sürüklene sürüklene insanların gözü önünde bir araca bindirilerek kaçırıldı.

Televizyon kanallarında bir taraftan saçlarından tutularak yerlerde sürüklenen A.C.’nin şiddete maruz kalan yüzü ve vücudunun yanısıra müdahale etmeden seyreden erkeklere de tanıklık ettik.

Erkekler tarafından biz kadınlara ne zaman şiddet uygulansa, bu toplumun “ahlaki” mutabakatının “Kadın hak etmiştir”, “Aile kavgasıdır karışmamak lazımdır” olduğunu biliyoruz. Ayrıca polise tanınan yetkinin korumaya değil korkutmaya ve sindirmeye yaradığını da biliyoruz.

Biz kadınlar, hiç beklenmedik bir saatte işimizden, beklediğimiz otobüs durağından, yürüdüğümüz yoldan gece gündüz demeden kaçırılabilir, dövülebilir, tecavüze uğrayabilir veya öldürülebiliriz. Bunlara maruz kalmak için mesleğimizin, evli veya bekar oluşumuzun hiç ama hiç önemi yok. Bunu yapanlar tanımadığımız erkekler ya da polisler olabildiği gibi aile içinde; koca, abi, babalardan da benzer saldırılara da maruz kalıyoruz.

Biz kadınlar bir kez daha üniformalı ve üniformasız erkeklere, kadınlara yönelik şiddeti görmezden gelen ve teşvik eden devlet kurumlarına, yasalarına, tüm bunları erkek egemenliğine hizmet eden reyting anlayışı ile sunan medyaya karşı sesimizi yükseltiyoruz.

İçimizden biri A.C. şiddete uğradı, susmadı, bağırdı. Tecavüz edenleri mahkemeye verdi. Bizler sesimizi A.C.’nin sesine katıyoruz. Kadınlara yönelik erkeklik suçlarında “haksız tahrik”, “iyi hal” gibi kadınlara yönelik her türlü şiddeti teşvik eden yasaların kaldırılması için mücadele ediyoruz.

Biz kadınlar, erkek egemenliğinin kadınları yok eden her türlü şiddetine karşı susmuyoruz. Birlikte daha güçlü olduğumuzu, şiddete uğramadığımız bir dünyayı kurabileceğimizi biliyoruz. Bedenimize emeğimize kimliğimize sahip çıkıyoruz.

Feministler”

 

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.