Fransa’da kadınlar, seçilmiş organlarda kadınların yetersiz temsilini gündeme almak ve Fransızca’da “parité” olarak adlandırılan eşit temsili sağlamak üzere 1990’larda yeni bir hareket başlattılar. Eşit temsil için kadınlar (Femmes pour la parité) ağı, 10 Kasım 1993’te kampanyanın ilk sembolik eylemini düzenledi: Le Monde gazetesinde yayınlanan metin, “Eşit Demokrasi için 577’ler Manifestosu” başlığını taşıyor ve gerekli anayasal değişikliklerin hayata geçirilmesini talep ediyordu. Ulusal Meclis’teki toplam milletvekili sayısına (577) atıfla 289 kadın ve 288 erkek tarafından imzalanmıştı.

İmzalı ilanlar yoluyla aktivizmin kayda değer bir geçmişe sahip olduğu Fransa’da bu eylemin belli bir etki yarattığı söylenebilir. (Kürtajın yasallaşmasını talep eden 343 kadının, 5 Nisan 1971 tarihli “Ben Kürtaj Yaptırdım” manifestosunu hatırlayalım.) Ancak eşit temsiliyet reformu için beklenen adımların atılması oldukça uzun sürdü ve Fransa’da demokrasi, cinsiyet eşitliği açısından elli yıl boyunca berbat bir performans gösterdi. 1945’te kadın vekil oranı Ulusal Meclis’in % 5’i ile sınırlıyken 1996’da sadece % 6’ya yükselebilmişti. Bu temsil seviyesi, Yunanistan hariç tüm AB ülkelerinin altındaydı.

Verilen mücadeleler neticesinde, 28 Haziran 1999’da Fransız Anayasası’nın 3. ve 4. maddeleri değiştirilerek kadınlarla erkeklerin eşit oranda aday gösterilmesi ilkesi benimsendi. Erkeklerle kadınların seçilmiş pozisyonlara eşit erişimini teşvik eden yasa 6 Haziran 2000’de kabul edildi. Ancak 2002 genel seçimleri büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Küçük partiler (Komünist Parti, Yeşiller vb.) gereğini yapma konusunda daha özenliyken büyük partiler yasaya aykırı şekilde kadınların haklarını ihlal etti. Kazanabilecekleri yerlere erkekleri, kazanamayacaklarını düşündükleri yerlere ise kadınları aday gösterdikleri görüldü. Partiler nüfusun az olduğu yerleşimlerde kadın aday bulmakta zorlandıklarını ileri sürerek para cezalarına katlandılar.

Bununla birlikte zaman içerisinde, eşit temsiliyet konusunda belli bir mesafenin alınması mümkün oldu. 2012 seçimlerinde sandalyelerin % 27’sini kadınlar aldı. 2017’de yeni seçilen 577 milletvekilinin 223’ü kadındı. Hedeflenen % 50’yi henüz bulamamış olsa da % 38’i aşan bu oran, Fransa’yı dünya sıralamasında 64’üncü sıradan 17’inci sıraya ve Avrupa’da 6’ıncı sıraya yükseltti.

Cinsiyet temelli siyasi eşitlik için Fransa’da 1990’lardan bu yana verilen mücadele, hem feminist hareketin yenilenmesinin hem de demokrasinin  gelişiminin bir göstergesi olarak görülüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.