Sinema tarihi anlatıları çoğu zaman Lumière Kardeşler tarafından 1895’te Paris’te bir kafede gerçekleştirilen ilk gösterim ile başlar. Yeni bir icatla karşı karşıya kalmanın heyecan ve dehşetini bir arada yaşamış, bu tarihi ana tanıklık etmiş olan izleyicilerden biri olan Alice Guy-Blaché bir sonraki sene bir film çekerek sinema tarihinin bir başka önemli kişisi olacaktır. Kadınların oy hakkının dahi olmadığı günlerde ilk yönetmen kadın, hatta ilk kurmaca film yönetmeni olmanın yanı sıra filmleri kadınların hikayelerini, kararlılıklarını ve arzularını anlatmıştır.

Alice Ida Antoinette Guy ismiyle 1 Temmuz 1873’te Paris’te dünyaya gelir. Annesini desteklemek için erken yaştan çalışmaya başlar, ilk sekreterlik işi sadece erkeklerin çalıştığı bir fabrikadadır. Burada tacizci bir erkeğin karşısına dikilir. Bu yılları anarken “Gençliğim, deneyimsizliğim, cinsiyetim; hepsi bana komplo kurmuştu” der.

Kamera üretmeye başlayan mucitlerden biri olan Léon Gaumont’nun sekreteri olarak çalışırken kamerayı pazarlamak için bir film çekmeyi önerir. Patronu, sekreterlik işini aksatmaması şartıyla kabul eder. Böylelikle Alice Guy-Blaché sinema tarihinin ilk kurmaca filmi olan La Fée aux Choux (The Cabbage Fairy) (1896) filmini çeker. Kısa süre sonra Gaumont şirketinin film yapım sorumlusu olur. Yapım, yönetim, senaryo yazmak, oyuncu seçimi, set tasarımı gibi film yapımının her alanına el atarak çalışır. Pek çok film üretir.

1907’de aynı şirkette çalışan Herbert Blaché ile evlenir ve beraber Amerika’ya giderler. Burada Solax isimli kendi film stüdyosunu kurar. Stüdyosunda “Be Natural” (doğal ol) yazan bir tabela ile bilinir. Amerika’daki günlerinde film yapmanın her aşaması için koşturur, yönetmenlere danışmanlık yapar. Uzun metraj filmlerin yapılmaya başlamasıyla değişen endüstriye de uyum sağlar fakat endüstrinin dağıtım tekeli bir süre sonra işlerinin kötü gitmesine yol açar. Solax’ın kötü durumunun yanı sıra evliliği ve sağlığı da kötüleşmeye başlar. Bir süre sonra Solax’ı satmak zorunda kalır, kocasından ayrılarak çocukları ile birlikte Fransa’ya döner.

Fransa’da sinema endüstrisinde iş bulamaz, endüstri, kapılarını kadınlara tamamen kapatmıştır. İlerleyen yıllarda çeşitli röportajlarla sinema tarihindeki yerini kazanmaya çalışır ama hatırlanması yıllar sürecektir. 1968’de hayatını kaybeder.

Sinemanın öncüsü erkeklerin isimleri tarih kitapları ve hafızalarda yerine alırken Alice Guy-Blaché’nin isminin silinmesi tesadüf değil ve erkek egemen sistemden başka açıklaması yok. Son yıllarda adı ait olduğu yere eklenmeye başlamış olsa da bu eksiklik aynı zamanda bugün de sinema endüstrisinde neden bu kadar az kadının kendine yer bulabildiğini de anlatıyor.

Yaşamı boyunca binden fazla film yapmış, pek çoğunda kadınları merkeze almış olan Alice Guy-Blaché’nin toplumsal cinsiyet üzerine bolca düşündüğü aşikar. 1906’da çektiği Les Résultats du Féminisme (Consequences of Feminism)’de bugün dahi sık sık kullanılan bir anlatı biçimi olan yer değiştirmeyi kullanarak toplumsal cinsiyet rollerine bir bakış sunar. Alice Guy-Blaché’yi hatırlamak için hiç geç değil.

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.