2004 yılında Nobel Barış Ödülü ilk defa Afrikalı bir kadına verilir. Ödülün sahibi “Ağaç Kadın” olarak tanınan Wangari Maathai’dir. Norveç Nobel Komitesi Maathai’ye ödülünü verirken onun için şöyle konuşur: “Maathai Kenya’daki baskıcı rejime karşı cesaretle karşı durdu. Onun bir benzeri daha olmayan eylemleri hem ulusal hem uluslararası alanda ülkesinde yaşanan siyasi baskıya dikkat çekti. Maathai demokratik haklar savaşı veren birçoklarına ilham verdi ve özellikle kadınları durumlarını iyileştirmeleri için cesaretlendirdi.”

Wangari Maathai 1 Nisan 1940 yılında Kenya’da doğar. İlk ve orta eğitimini Kenya’da tamamladıktan sonra ABD ve Almanya’da biyoloji eğitimi alır. Lisans derecesini 1964 yılında, bugün Benedictine College olarak bilinen, Mount St. Scholastica’dan alır ve Nairobi’ye dönmeden önce yüksek lisansını Pittsburgh Üniversitesi’nde yapar. Nairobi Üniversitesi’nde veterinerlik tıbbı üzerine doktora yapar ve doktor ünvanını kazanan ilk doğu Afrikalı kadın olur. 1971 yılında aynı üniversitede veterinerlik anatomisi profesörü olur ve daha sonra veterinerlik fakültesinin dekanlığını yapar. Naorobi üniversitesinde çalışırken üniversitede kadınların işgücüne dahil olmalarını ve erkeklerle eşit olanaklarda çalışmalarını sağlamaya yönelik çalışmalar yapar.

Kendisine Nobel Ödülünü kazandıran temel çalışması ekoloji alanındadır. Gittikçe kuraklaşan ve kaynakları azalan coğrafyada, hayatın giderek çıkmaza girdiğini görerek doğayı korumanın halkın karşı karşıya olduğu zorlukları azaltmanın bir yolu olduğunu düşünerek adım atar. Kenya Ulusal Kadın konseyi ile çalışırken, köy kadınlarının ormansızlaşma ve çölleşme süreçlerini yavaşlatmak için ağaç dikerek çevreyi iyileştirebileceği fikrini geliştirir. 1977’de “Yeşil Kuşak Hareketi” organizasyonunu kurarak 30 milyon ağaç diker. Bu hareketin bir sonucu olarak Tanzanya, Etiyopya ve Zimbabve gibi diğer Afrika ülkelerinde de benzer girişimler başlatılır.

Maathai, aynı zamanda Kenya Ulusal Kadın Konseyi’nin (Maendeleo Ya Wanawake) eski başkanlarından biridir.

Maathai çevreyi korumakla görevli olan liderlerin, hükümetlerin sorumluluklarını yerine getirmediklerini dile getirir. Hatta hükümetlerin en büyük tehlike olduklarını söyler. Dönemin Devlet Başkanı Daniel Arap Moi, Maathai’nin bu söylem ve çalışmalarından rahatsızdır. Maathai’den “Deli Kadın” diye bahseder ve onun geleneklerin dışına çıktığını ifade eder.

Daniel Arap Moi’nin rejimi zamanında Mathai çok partili seçim yapılmasını, kabile politikalarına son verilmesini talep ettiği için birçok kez hapse girer ve saldırıya uğrar. 1989″da Moi’nin Kenya Times Medya bina kompleksinin inşaatını durdurarak, neredeyse tek başına Nairobi’deki Uhuru Parkı’nı kurtarır. 1997’de Maathai’nin başkanlık için adaylığını koyduğu Kenya’nın ikinci çok partili seçimleri etnik şiddetle gölgelenmiş ve partisi, Maathai’nin adaylığını geri çekmiştir.

2002′ de Maathai’nin partisi “Ulusal Gökkuşağı Koalisyonu”, seçimlerde iktidardaki Kenya Afrika Ulusal Birliği’ni yenilgiye uğratır ve Maathai parlementoya seçilir.

25 Eylül 2011’de hayatını kaybettiğinde ardında halen yeşermeye devam eden ağaçlar bırakır.

 

 

Cevapla

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.